MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1814 E., 2025/968 K. DAVA TARİHİ : 31.03.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/383 E., 2024/232 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde istasyon dağıtım elemanı olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının tahsil edilmesi için davalı aleyhine açılan davada verilen kararın 18.01.2023 tarihinde tarafların temyiz kanun yoluna başvurmaması üzerine kesinleştiğini, müvekkilinin davalı Şirketten 2016 yılı itibarıyla alacağı olan...
9. Hukuk Dairesi 2025/5081 E. , 2025/6119 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1814 E., 2025/968 K. DAVA TARİHİ : 31.03.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/383 E., 2024/232 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde istasyon dağıtım elemanı olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının tahsil edilmesi için davalı aleyhine açılan davada verilen kararın 18.01.2023 tarihinde tarafların temyiz kanun yoluna başvurmaması üzerine kesinleştiğini, müvekkilinin davalı Şirketten 2016 yılı itibarıyla alacağı olan 36.143,94 TL'nin davalı tarafından icra dosyasına yaklaşık 7 yıl sonra ödenerek dosyanın infaz edildiğini, enflasyonun uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyrettiği ve paranın değerinin (alım gücü) de bununla ters orantılı olarak devamlı düştüğünü, 2016 yılındaki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak fiilen ödeme günü olan 20.02.2023 tarihindeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğunun su götürmez bir gerçek olduğunu, hâl böyle iken müvekkilinin büyük maddi kayıp ve zarar yaşadığını ileri sürerek munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, munzam zarar talebinin haklı ve hukuken talep edilebilir bir yönü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/49960 Esas, 2012/10359 Karar sayılı ilâmı ile benzer nitelikli kararlarında belirtildiği üzere kâr kaybının munzam zarar olmadığı, munzam zararının gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerektiği, sadece yüksek enflasyon ve serbest piyasadaki faiz oranlarının alacaklının faizi aşan munzam zarara yönelik iddiasına ilişkin ispat yükünü ortadan kaldırmayacağı, davacının mevcut delil durumu itibarıyla uğradığı somut zararını ispatlayamadığı, talebin munzam zarar olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; munzam zararının gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerektiği, sadece yüksek enflasyon ve serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşunun alacaklının faizi aşan munzam zarara yönelik iddiasına ilişkin ispat yükünü ortadan kaldırmayacağı, burada davacının ...