Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı davalı ... A.Ş. ile davadışı müşterisi ... San. A.Ş. arasındaki sözleşme ile müşterisine ait ürünlerin akdi taşıyıcı ile üstlendiği taşıma işinde emtianın geç teslimi nedeniyle müşterisi tarafından, sigortalı ile yapılan taşıma sözleşmesine istinaden talep edilen cezai şart için, müvekkili tarafından düzenlenen sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğu anlaşılarak tazminat ödemesi yapıldığını, akabinde gecikmeden sorumlu olduğu düşünülen alt taşıyıcılara açılan rücu davasının yargılaması sonucunda, TIK 1472. madde kapsamında yapılan ödemenin halefiyet doğurmayacağı ve CMR nedeniyle tazminat şartları oluşmadığından ödemenin lütuf ödemesi sayılacağı şeklinde verilen kararın onanarak kesinleşmesi üzerine,...
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/408 Esas KARAR NO : 2024/471 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/07/2023 KARAR TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı davalı ... A.Ş. ile davadışı müşterisi ... San. A.Ş. arasındaki sözleşme ile müşterisine ait ürünlerin akdi taşıyıcı ile üstlendiği taşıma işinde emtianın geç teslimi nedeniyle müşterisi tarafından, sigortalı ile yapılan taşıma sözleşmesine istinaden talep edilen cezai şart için, müvekkili tarafından düzenlenen sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğu anlaşılarak tazminat ödemesi yapıldığını, akabinde gecikmeden sorumlu olduğu düşünülen alt taşıyıcılara açılan rücu davasının yargılaması sonucunda, TIK 1472. madde kapsamında yapılan ödemenin halefiyet doğurmayacağı ve CMR nedeniyle tazminat şartları oluşmadığından ödemenin lütuf ödemesi sayılacağı şeklinde verilen kararın onanarak kesinleşmesi üzerine, davalının sebepsiz zenginleştiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin yanılgılı şekilde yaptığı ödemenin "lütuf ödemesi" sayılarak, dava konusu gecikmeler sebebiyle davalının sorumluluğu akdi ilişkiye dayanmakta olduğundan, poliçede teminatın davalının uluslararası sözleşme veya yerel kanun hükümlerine göre sorumlu olması halinde geçerli olacağı kararlaştırıklığı şeklindeki hüküm sonrasında, davalıya karşı bir sorumluluğu olmadan yapılan ödemenin, yaptırılan ekspertiz giderleri ile birlikte davalıdan talebi amacıyla başlatılan takibe davalının vaki itirazı ile duran takibin devamına, takibe haksız itiraz eden davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden; "sebepsiz zenginleşmeye" dayalı alacak davasının süresine açılmadığını, esas yönünden; müvekkilinin müşterisi ile yapılan sözleşmede belirlenen tarihlerde taşıma işi tamamlanamadığı için yaşanan gecikme sebebiyle müvekkilinden gecikme cezası talebinde bulunulduğunu, müvekkili Şirketin davacı sigorta şirketine başvurduğunu ve davacı sigorta şirketinin müvekkiline gecikme cezası ödemesi karşılığında ödeme yaptığını, davacı sigorta şirketinin işbu davada bu ödemenin bir lütuf ödemesi olduğunu iddia ettiğini, davacı sigorta şirketinin dava dilekçesi ve icra takibi incelendiğinde, dayanak olarak müvekkili tarafından verilen ibraname incelendiğinde, davacının davaya konu bedeli müvekkili şirketten talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelememek kaydıyla, sigorta poliçesi incelendiğinde cezai şartların aslında istisna olduğu ve davacı sigorta şirketinin bu poliçeye göre aslında davaya konu bedeli hiçbir şekilde ödememesi gerektiği, bu sebeple de müvekkilinden herhangi bir talepte kesinlikle bulunamayacağını, davacının sigorta şirketi olarak basiretli bir tacir olduğunu, basiretli bir tacir olarak poliçelerinin i...