Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 19.11.2008 tarihli yazısı ile 2008 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19) maddesi uyarınca müvekkili ile yapılan sözleşmeyi 2 yıl süreyle feshettiğini, karar alınmadan önce müvekkilinin savunmasının alınmadığını, feshin müvekkilinin sahte doktor raporuna dayanan reçeteleri işleme koymasına dayandırıldığını, sahte olduğu iddia edilen 7 adet reçetenin arkasında hastaların bizzat...
3. Hukuk Dairesi 2025/2519 E. , 2025/4442 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/469 E., 2024/15 K.
Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 19.11.2008 tarihli yazısı ile 2008 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19) maddesi uyarınca müvekkili ile yapılan sözleşmeyi 2 yıl süreyle feshettiğini, karar alınmadan önce müvekkilinin savunmasının alınmadığını, feshin müvekkilinin sahte doktor raporuna dayanan reçeteleri işleme koymasına dayandırıldığını, sahte olduğu iddia edilen 7 adet reçetenin arkasında hastaların bizzat kendi el yazıları ile yazdıkları isim, adres, telefon numarası ve imzalarının olduğunu, doktor raporlarının hastane onayı taşıdığını, hastane yetkililerinin sahteliğini ayırt edemediği bir raporun sahte olup olmadığını müvekkilinin ayırt etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca sağlık raporlarının sağlık karneleri ile birlikte kullanıldığını, ortada bir sahtelik varsa bunun ancak sağlık karnesini ibraz eden ve reçeteye sahte rapora istinaden ilaç yazdıran karne sahibi tarafından gerçekleştirilebileceğini, müvekkilinin kastının bulunmadığını ileri sürerek, fesih işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; yapılan teftiş sonucunda bir takım eczaneler tarafından hastaların haberi ve bilgisi olmaksızın uzman doktorlar tarafından sahte ilaç kullanım raporlarına dayanan sahte reçetelerin fatura edilerek Kurumun zarara uğratıldığının tespit edildiğini, anlatımlarına başvurulan hastaların bu doktorlara muayene olmadıklarını, adlarına rapor çıkartılmadığını, bu raporlara istinaden yazılmış reçetelerden de bilgilerinin olmadığı yönünde beyanda bulunduklarını, davacı ve diğer eczanelerin organize olarak Kurumdan haksız kazanç elde edip kurumu zarara uğrattıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.05.2009 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 15.06.2010 tarihli ilamıyla; ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 01.02.2012 tarihli kararıyla; gider avansı dava şartı olduğundan dava şartı eksikliği sebebiyle usulden red kararı verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 28...