İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki bulunduğu ve trafik sigortası bulunmayan aracın 25.02.2007 tarihinde trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin kazada yaralanan yaya ...’nın tedavisi için 60.000,00 TL, daha sonra ...'nın ölümü üzerine annesine 5.619,00 TL ve babasına 5.018,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ödenen bedelin sorumlulardan rücusu amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep...
4. Hukuk Dairesi 2023/2563 E. , 2025/13711 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/589 E. 2022/812 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki bulunduğu ve trafik sigortası bulunmayan aracın 25.02.2007 tarihinde trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin kazada yaralanan yaya ...’nın tedavisi için 60.000,00 TL, daha sonra ...'nın ölümü üzerine annesine 5.619,00 TL ve babasına 5.018,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ödenen bedelin sorumlulardan rücusu amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracı 28.01.2002 yılında yani kaza tarihinden 5 yıl evvel galerici ... Otomobil'e sattığını, galericinin aracı adına tescil ettirmediğinden Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve hukuki ihtilaf nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, birkaç kez galericinin bildirdiği kişilere aracın satışı için vekaletname verdiğini, en son 2007 Mart ayında müvekkilinden vekalet istendiğini ve müvekkilinin de anılan vekaletnameyi verdiğini, satış vekaletine istinaden 03.04.2007 tarihinde araç satışının gerçekleştiğini ve müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2012 tarihli ve 2010/581 Esas, 2012/557 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davalının Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2009/12723 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 70.637,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatına yönelik talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.06.2014 tarihli ve 2013/10491 Esas, 2014/10263 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda, davalı kazaya karışan aracı 2002 yılında galericiye satmış olduğunu, araç üzerinde fiili hakimiyeti kalmadığını iddia etmiştir. Davalının dosyaya sunduğu Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan 09.06.2005 tarihli şikayet dilekçesinde, galerici ...’ın aracı satın aldığı halde tescil kaydını üzerine almadığı belirtilerek emniyeti suiistimal suçundan şikayette bulunulmasına (Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ihtilafın hukuki nitelikte bulunması nedeniyle takipsizlik kararı vermiştir) göre davalının bu ...