Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalının davacı şirket bünyesinde 17/03/2011 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiği, davalının davacı şirket bünyesinde portföy yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 27/11/2020 tarihinde sona erdiğini, davacı ile davalı arasında 26/10/2020 tarihinde '' Rekabet yasağı sözleşmesi '' akdedildiği, akdedilen sözleşmenin 3. maddesine göre davalının davacı şirket ile aynı hizmeti veren başka bir tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, çalışması halinde davalının cezai şart ödeyeceğini, akdedilen sözleşmenin 4. maddesine göre iki yıl süre boyunca davacı şirket ile aynı iş kolu olan başka bir firmada çalışmayacağını taahhüt ettiği, davalı, davacı ile arasındaki iş sözleşmesinin...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/504 Esas KARAR NO : 2024/469 Karar
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalının davacı şirket bünyesinde 17/03/2011 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiği, davalının davacı şirket bünyesinde portföy yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 27/11/2020 tarihinde sona erdiğini, davacı ile davalı arasında 26/10/2020 tarihinde '' Rekabet yasağı sözleşmesi '' akdedildiği, akdedilen sözleşmenin 3. maddesine göre davalının davacı şirket ile aynı hizmeti veren başka bir tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, çalışması halinde davalının cezai şart ödeyeceğini, akdedilen sözleşmenin 4. maddesine göre iki yıl süre boyunca davacı şirket ile aynı iş kolu olan başka bir firmada çalışmayacağını taahhüt ettiği, davalı, davacı ile arasındaki iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından davacı ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren şirkette çalışmaya başladığını, davalının portföy yöneticisi olduğundan davacı işyerinin ticari sırlarını ve diğer bilgilerini kullanarak davacı şirkete müşterin müşteri kaybına yol açıp zarara uğrattığını, bu nedenle davalının akdedilen sözleşmeye aykırı hareket etmesi sebebiyle cezai şart ödenmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu davanın İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin davalının ikametinin bulunduğu yer İzmir Mahkemelerinin olması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın TTK 60 maddesi gereği zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava: rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanununun 444/1. maddesi; Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir hükmünü haizdir. Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinden söz edilebilmesi için ilk olarak işçinin fiil ehliyetine sahip olması ve iş sözleşmesinin kurulması sırasında veya iş ilişkisi devam ederken işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün yazılı olarak iş sözleşmesine konulması veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılması gerekmektedir. Fiil ehliyetine sahip işçi tarafından yazılı olarak yapılan ...