Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sigortalı çalışana olan -----geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti sebebi ile oluşan kurum zararının tazmini için davalı ---- Aleyhine-----. İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına kayden açmış oldukları rücuen tazminat davasının karara çıktığını, alacağın tahsili amacı ile -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, şirketin ticaret sicilinden silinme ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakıldığında tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona...
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/244 KARAR NO : 2024/372
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 02/04/2024 KARAR TARİHİ : 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sigortalı çalışana olan -----geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti sebebi ile oluşan kurum zararının tazmini için davalı ---- Aleyhine-----. İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına kayden açmış oldukları rücuen tazminat davasının karara çıktığını, alacağın tahsili amacı ile -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, şirketin ticaret sicilinden silinme ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakıldığında tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, şirketin borcunun çıkmasının ve bunun tasfiye aşamasında dikkate alınmadan sicilce kaydının silinmesinin usule aykırı olup ihya sebebi olduğunu, resen terkin olunan Tasfiye Halindeki -----ihyasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK. M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7nci maddesi, Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5inci maddesi, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 7. maddesi kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, işbu ilanın ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-ada, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağland...