6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 2023 hesap yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, ilansız olarak yapılan toplantının, yasal usullere aykırı olarak ve müvekkillerine davet mektubu tebliğ edilmeden gerçekleştirildiğini, genel kurulda alınan kararın uygulanması halinde müvekkillerinin anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının sınırlandırılmış olacağını, ayrıca telafisi mümkün olmayacak zararların doğacağı göz önünde bulundurularak taşınmaza tedbir konulması gerektiğini belirterek genel kurul toplantı kararının iptaline, dava sonuçlanıncaya kadar telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabileceğinden iptale konu karar öncesinde belirtilen taşınmazın korunması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek satışın ve tasfiyenin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/607 Esas KARAR NO: 2024/792 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 01/04/2024 NUMARASI: 2023/813 Esas DAVA: KOOPERATİF GENEL KURUL KARARININ İPTALİ KARAR TARİHİ: 04.07.2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 2023 hesap yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, ilansız olarak yapılan toplantının, yasal usullere aykırı olarak ve müvekkillerine davet mektubu tebliğ edilmeden gerçekleştirildiğini, genel kurulda alınan kararın uygulanması halinde müvekkillerinin anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının sınırlandırılmış olacağını, ayrıca telafisi mümkün olmayacak zararların doğacağı göz önünde bulundurularak taşınmaza tedbir konulması gerektiğini belirterek genel kurul toplantı kararının iptaline, dava sonuçlanıncaya kadar telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabileceğinden iptale konu karar öncesinde belirtilen taşınmazın korunması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek satışın ve tasfiyenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kooperatif üyesi olmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, bu sebeple davacıların mülkiyet hakkının da bulunmadığını, toplantı için bütün ortaklara çağrı mektubu gönderildiği gibi gazetede ilan verilerek de çağrının yapıldığını, ayrıca çağrı süresine uyulduğunu, müvekkili kooperatifin taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi için ihya edildiğini, kararın uygulanmasında genel kurul toplantı zorunluluğunun olmadığını, zira yapılması gerekenin Mahkemenin ihya kararı ile tespit edildiğini, ek tasfiye halinde aktiflerin satılması tasfiye memurunun görevi olup yalnızca satış usulünün belirlenmesi için söz konusu genel kurulun yapıldığını, genel kurul kararının iptali halinde mahkeme kararı ve tasfiye memurunun görevinde hukuki bir değişiklik doğmayacak olması yani hukuki yararın bulunmaması nedenleriyle davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, üstelik taşınmazın satılması sonucunda bedelin kanun gereği ortaklar arasında dağıtılması kooperatif ortaklarının yararına olduğundan mülkiyet hakkına bir müdahalenin de bulunmadığını, ihtiyati tedbir bakımından yaklaşık ispat şartının sağlanamadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece Mahkemesi 12/01/2024 tarihli ara kararı ile, davalı kooperatifin bahsi geçen taşınmazı satması ve tasfiye işlemlerinin sonlanması halinde davacılar açısından HMK'nun 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin olması ve davacı tarafın ileri sürdüğü genel kurul toplantısının usule uygun yapılıp yapılmadığı hususlarının yargılama içinde belirlenecek olması da gözetilerek bu aşamada sun...