Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 14.03.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, tutanağın 3. Maddesi gereğince tasfiye memuru ...'ın istifasının görüşülerek kabul edildiğini, tutanağın 4. maddesi ile ... ve Hande Üretmen'in tasfiye memuru olarak atandığını, her iki hususun TTK gereğince tescili zorunlu hususlar olduğundan, tescil için ... Müdürlüğüne başvurulduğunu, Sicil Müdürlüğünce TTK'da dayanağı olmayan gerekçelerle yönetim kurulu ile seçim yapılması gerekir denilerek talebin reddine karar verildiğini, bu karara itirazen mahkemeye başvurmak ve tescil talep etmek gerektiğini beyanla, itirazlarının kabulü ile tescil talebine engel olmayan red gerekçelerinin hukuka aykırılığının tespiti ile tamamen kanunlara...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/560 KARAR NO:2024/433
DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ:31/08/2023 KARAR TARİHİ:10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 14.03.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, tutanağın 3. Maddesi gereğince tasfiye memuru ...'ın istifasının görüşülerek kabul edildiğini, tutanağın 4. maddesi ile ... ve Hande Üretmen'in tasfiye memuru olarak atandığını, her iki hususun TTK gereğince tescili zorunlu hususlar olduğundan, tescil için ... Müdürlüğüne başvurulduğunu, Sicil Müdürlüğünce TTK'da dayanağı olmayan gerekçelerle yönetim kurulu ile seçim yapılması gerekir denilerek talebin reddine karar verildiğini, bu karara itirazen mahkemeye başvurmak ve tescil talep etmek gerektiğini beyanla, itirazlarının kabulü ile tescil talebine engel olmayan red gerekçelerinin hukuka aykırılığının tespiti ile tamamen kanunlara uygun olarak alınan tasfiye memurluğundan istifa ve tasfiye memuru atanması kararlarının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili tarafından red kararı yazılmadığını, 22.10.2019 tarihli ihtar gereğince işlem yapılması gerekçesiyle iade edilen 14.03.2023 tarihli genel kurulun tescilinin istenildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yasal şartlar oluşmus ise yapılan işlemlerle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde ise tescil talebini gerekçe göstererek ret kararı verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.407/f.2.e bendi gereğince, şirketin feshi (tasfiyeye girişi) genel kurulun devredilmez yetkileri arasında yer aldığını, yine tasfiyeye giriş kararınında da, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.418'e uygun olması gerektiğini, tasfiyeye girişe ilişkin genel kurul kararı bulunmadan, tasfiyeye giriş tescili başvurusunun doğrudan yönetim kurulu tarafından yapıldığını, müvekkili müdürlüğünde bu kararı sehven tescil ettiğini, tasfiyeye giriş kararı, anılan hükümler doğrultusunda, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduunu, müvekkil tarafından tescili yapılan karar batıl veyahut da geçersiz olduğundan müvekkilin, tescil edilen olguları, mahkeme kararı bulunmaksızın re'sen silme yetkisi de bulunmadığından; dava konusu şirketin, tasfiyeye girişe ilişkin kararının silinmesi veyahut da söz konusu yönetim kurulu kararının, olması gerektiği şekilde genel kurul tarafından onaylanması gerektiğini mevzuata uygun olarak değerlendirildiğini, bunun sonucu olarak da, müvekkilinin söz konusu tasfiyeye girişe ilişkin yönetim kurulu kararının, genel kurul tarafından onayının istendiğini, hem tasfiyeye giriş kararı hem de tasfiye memurlarının atanmasına ilişkin kararın sonuç doğurması veyahut da geçerlilik kazanması için, ...