DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 11/07/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/11/2014 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken motosiklet sürücüsü olan ...'e çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin %6,2 oranında malul kalacak şekilde yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın Güvence Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, davalıya başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/598 KARAR NO: 2024/1201 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 22/01/2024 NUMARASI: 2023/341 Esas - 2024/46 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 11/07/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/11/2014 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken motosiklet sürücüsü olan ...'e çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin %6,2 oranında malul kalacak şekilde yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın Güvence Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, davalıya başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın "Belirsiz Alacak Davası" olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş görmezlik, 250 TL bakıcı gideri, 250 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza nedeniyle uzatılmış zamanaşımı süresinin dahi dolduğunu, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini (Emsal: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2019/906 E. 2020/130 K.ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/6912 E. 2019/1635 K.), KTK 97 uyarınca müvekkili kuruma kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, başvurunun başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kusur, malüliyet ve tazminat durumunun bilirkişilerce tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacının sevk ve idaresindeki motosiklette koruyucu ekipmanı (dizlik - kask) takılı olmadığı kaza sonrası vücudunda oluşan arazlardan anlaşıldığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı başlangıç tarihinin kaza tarihi değil de rapor tarihi olarak esas alınması gerekirken zamanaşımı...