DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 27/02/2020 KARAR TARİHİ : 17/07/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; ortaklık yapısının Ortaklardan Nuh ...'nın %52,77 hisse oranı, 63.330.000,00.-TL hisse tutarı, ...'nın ise %47,23 hisse oranı, 56.670.000,00.-TL hisse tutarı olmak üzere 120.000.000,00.-TL şeklinde olduğunu, 1968 yılından bu yana petrokimya sektörü alanında faaliyet gösteren ailenin; 06.09.2007 tarihinde ... A.Ş. 'ni kurarak günümüze kadar, başta petrokimya ürünleri ithalatı, dağıtım ve finansmanı olmak üzere bu sektörde hızla büyümeye devam ettiğini, başka alanlarda da faaliyet gösteren şirketin, lokomotif sektörü olan petrokimya sektöründe 350 bin tonluk yıllık satış kapasitesiyle Türkiye'nin önde gelen hammadde tedarikçisi konumunda...
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/488 KARAR NO : 2024/79
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 27/02/2020 KARAR TARİHİ : 17/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; ortaklık yapısının Ortaklardan Nuh ...'nın %52,77 hisse oranı, 63.330.000,00.-TL hisse tutarı, ...'nın ise %47,23 hisse oranı, 56.670.000,00.-TL hisse tutarı olmak üzere 120.000.000,00.-TL şeklinde olduğunu, 1968 yılından bu yana petrokimya sektörü alanında faaliyet gösteren ailenin; 06.09.2007 tarihinde ... A.Ş. 'ni kurarak günümüze kadar, başta petrokimya ürünleri ithalatı, dağıtım ve finansmanı olmak üzere bu sektörde hızla büyümeye devam ettiğini, başka alanlarda da faaliyet gösteren şirketin, lokomotif sektörü olan petrokimya sektöründe 350 bin tonluk yıllık satış kapasitesiyle Türkiye'nin önde gelen hammadde tedarikçisi konumunda olduğunu, şirketin Rusya, ABD, Kuzey Afrika, Asya ve Avrupa'dan petrokimya hammaddesi ithal edip Türk sanayicilerine sunduğunu, ülkemizde tüm sektörlerde ciddi bir yavaşlama söz konusu olup, zincirleme etkiyle nakit dolaşımı ve iş hacminin ciddi derecede azaldığını, davacı müvekkilinin de bu ortamdan, gelişmelerden olumsuz şekilde etkilendiğini, hali hazırda İİK. 285 ve devamı maddelerinde değişen haliyle tanımlanan "Borçlarım, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunma" durumununun gerçekleştiğini, kanundaki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere hem alacaklıların alacağına kavuşması hem de şirketin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesinin konkordato taleplerinin kabulüne bağlı olduğunu, müvekkili şirketin işletme yatırımlarını tamamlamış olduğunu, alacaklıların bir anda cebri icra ile haciz ve muhafazaya başlaması halinde müvekkilinin projesinde somut verileri ile izah edilen borçların ödenmesi imkânının kalmayacağını, bu durumun yapımı devam eden işlerin sözleşmelerinin feshine yol açacağını, olası bir iflas durumunda şirket borçlarının artacağını, bu durumun hem davacı müvekkili, hem alacaklılar hem de ülkemiz için olumsuz sonuçlar doğuracağını, borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile müvekkili şirket tarafından ayrıntılı olarak izah edilen "Konkordato Ön Projesi" hazırlandığını, konkordato ön projesine göre; şirket adına kayıtlı taşınmazlar bulunmakta olup, her ne kadar ipotekli bulunsa da bu taşınmazlardan şirket faaliyetine özgülenmiş olanların satışı ve başta ipotek lehtarı bankalar, şirketler olmak üzere borç tasfiyesi sağlanması düşünülerek, özellikle banka ve finans kuruluşlarına olan borçların yüksek faizle artışının önüne geçerek, malı cebri satışa oranla daha yüksek bir bedelle satmak ve daha yüksek oranda borç tasfiyesini mümkün kılmak adına nakit girdisi planlandığını, konkordato tasdikinden sonra 6 ay ödemesiz geri kalan borçların 4 yıl ( 48 Ay) aylık eşit taksitlerle ödenm...