DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 18/07/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1986 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, kooperatife kayıtlı olduğu dönemlerde 2 adet taşınmazın mülkiyet hakkını elde ettiğini, ancak haklı neden olmaksızın ve ana sözleşmeye aykırı olacak şekilde kooperatiften ihraç edildiğini belirterek taşınmazların iadesi, mümkün olmaması halinde müvekkilinin zarara uğramış olması sebebiyle taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ile ihraç edildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, mümkün olmadığı takdirde denkleştirici adalet ilkesi gereğince yapılacak olan keşif ve bilirkişi tetkikatı neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu gerçek ve güncel menfi/müspet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/712 Esas KARAR NO: 2024/851 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/04/2024 NUMARASI: 2021/368 Esas, 2024/395 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 18/07/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1986 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, kooperatife kayıtlı olduğu dönemlerde 2 adet taşınmazın mülkiyet hakkını elde ettiğini, ancak haklı neden olmaksızın ve ana sözleşmeye aykırı olacak şekilde kooperatiften ihraç edildiğini belirterek taşınmazların iadesi, mümkün olmaması halinde müvekkilinin zarara uğramış olması sebebiyle taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ile ihraç edildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, mümkün olmadığı takdirde denkleştirici adalet ilkesi gereğince yapılacak olan keşif ve bilirkişi tetkikatı neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu gerçek ve güncel menfi/müspet zararın tespitini,müvekkilinin uğradığı maddi zararlar için şimdilik 10.000 TL, manevi zararlar için 50.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevli olmadığını, davaya konu taşınmazın Başakşehir İlçesinde olduğundan Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının kooperatif ortaklığından doğan borcu nedeniyle ihraç edildiğini, ihraç işlemlerinin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince; ''.. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,'' karar verilmiştir.Davacı vekili davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediğini, zamanaşımı definin yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DAİREMİZİN 2019/967 Esas 2019/2234 Karar sayılı 05/12/2019 tarihli kararı ile; "Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş, süresi içince cevap dilekçesi verilmemiş ve ya süresinde verilen süre uzatım dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ise ilerleyen aşamalarda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141/son maddesi uyarınca zamanaşımı def'i davacının açık muvafakati ile yapılabilir. (Bkz.T.C.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı Esas No: 2017/14165 Karar No: 2019/7119 sayılı ilamı) Somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüktedir. Davalı tarafça verilen süre uzatım dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş, böylece süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı define davacı taraf muvafakat ettiğini açıkça beyan etmemiştir. Bu sebeple işin esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın kaldırılm...