Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kumaş boyatma işlemi yaptığını, aralarında fason işe dayalı ticari ilişki olduğunu, bunun sonucunda davalı şirketten 12.965,04-TL cari hesap ilişkisine konu faturalara dayalı şirketçe hiç bir itirazın olmadığının kabul edildiğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20'den icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin, üretimde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/881 KARAR NO: 2024/965 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2020 NUMARASI: 2019/482 Esas, 2020/690 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/09/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kumaş boyatma işlemi yaptığını, aralarında fason işe dayalı ticari ilişki olduğunu, bunun sonucunda davalı şirketten 12.965,04-TL cari hesap ilişkisine konu faturalara dayalı şirketçe hiç bir itirazın olmadığının kabul edildiğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20'den icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin, üretimde kullanacağı kumaşların boyatma işleminin davacı şirket tarafından yapıldığını, davacı şirketin gönderdiği kumaşlarda kalite ve gramaj sıkıntısı çıktığını, kumaşların davacı tarafından tamir için geri alındığını, bundan dolayı siparişte gecikme yaşandığını, maddi zarara uğradıklarını, sipariş alınan müşteri tarafından gecikme, kalite, uçak yükleme bedellerinden kaynaklanan indirim ve cezaların yansıtıldığını, davacı şirkete bunun üzerine 14.469,20-TL bedelli reklamasyon faturası düzenlendiğini, kesilen faturaların davacı adresine yollandığını fakat adreste faturayı alacak muhatabın olmadığını, davacının bilgilendirilmesine rağmen faturayı almadığını, müvekkilinin davacıdan 1.504,16-TL alacaklı olduğunu, davacının alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalı firmayla ilgili fatura belgelerinin muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2018 ve 2019 yılı defter kayıtlarına işlendiği, tarafların 2018 ve 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 02/11/2018 tarihi itibariyle davacı şirketin 12.965,04-TL tutar alacaklı olduğu hususunda tarafların cari hesap ekstrelerinin birbirini teyit ettiği, uyuşmazlığa neden olan cari hesap kaydının davalı şirkete ait olan 24/12/2018 tarihli, 14.469,20-TL bedelli reklamasyon bedeli olduğu, faturanın teslim eden kısmına el yazısı ile kargo yazıldığı, imzasız olduğu, teslim alan kısmının boş ve imzasız olduğu, faturanın davacı tarafa tebliğ edildiğine dair dosya muhteviyatında her hangi bir belgeye rastlanılmadığı, davacının sorgulanan mükellef BA bildirimini vermediğine dair not düşüldüğü, davacı şirketin uyuşmazlığa konu faturayı 20...