İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, İİK madde 72/3 ve yine HMK 335/1/b maddeleri uyarınca müvekkillerin içinde bulunduğu durum göz önüne alınarak adli yardım kapsamında teminatsız olarak takip dosyasında "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi" şeklinde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen 01/03/2024 tarihli ara kararı ile; "Davacı tarafın davalı taraf ile vardıkları anlaşma/sözleşme hükümleri gereğince avans olarak verilen çeklerden dolayı bedelsizlik nedenine dayalı olarak menfi tespit talebinde bulunduğu, HMK'nın 389. Maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 15/05/2024 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, İİK madde 72/3 ve yine HMK 335/1/b maddeleri uyarınca müvekkillerin içinde bulunduğu durum göz önüne alınarak adli yardım kapsamında teminatsız olarak takip dosyasında "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi" şeklinde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen 01/03/2024 tarihli ara kararı ile; "Davacı tarafın davalı taraf ile vardıkları anlaşma/sözleşme hükümleri gereğince avans olarak verilen çeklerden dolayı bedelsizlik nedenine dayalı olarak menfi tespit talebinde bulunduğu, HMK'nın 389. Maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edildiğinden dolayı, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Eldeki davanın, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olduğu ve bu nedenle İİK'nın 72. maddesi gereğince, icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi yasal olarak mümkün olmadığından, davacıların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmiş olması da dikkate alınarak, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince takdiren teminatsız olarak, icra veznesine (dosyasına) giren/girecek paranın alacaklı (davalı) tarafa ödenmesinin tedbiren durdurulmasına" karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili, davacı tarafça İİK'nın 72.maddesi gereğince menfi tespit istemiyle açılan davada İİK'nın 72/3.maddesi gereğince icra dosyasına yatan/yatacak olan paranın karar kesinleşinceye kadar alacaklı tarafa ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın iddia ve davalarını kanıtlayacak herhangi bir delil sunamadığı halde tedbir kararı verilmesinin yerinde olmadığını, menfi tespit davasının davalı alacaklının alacağına kavuşmasını engellemek veya geciktirmek için açıldığını ve bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen 15/05/2024 tarihli ara karar ile; "Davalı vekili 21.03.2024 düzenlenme tarihli tedbire itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari alım-satım sözleşmesine konu eşyanın davacı tarafa teslim olunduğunu kanıtladıkları iddiasıyla, davacı firmaya yönelik düzenlenen e-fatura, e-irsaliye, sipariş formu ve satıma konu eşyaları taşıyan nakliyeciye ve araç sürücüsüne ait sürücü belge suretlerini dilekçe ekinde sunmuş olup, anılan belgelerin hi...