Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların yönetici oldukları şirket eliyle hiçbir tahliye sistemi bulunmayan teknelerle ...-..., ...-... hattında yolcu taşıması yapmakta olduğunu, davalıların ... ve Turizm Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Tic. Aş'nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalıların yöneticisi oldukları şirket adına çeşitli büyüklükteki tekneler ile ... iskelesi ile ... ve ... iskeleleri arasında yolcu taşımacılığı yapmakta olduğunu, davalıların yöneticisi oldukları şirket adına ... isimli B sınıfı yolcu teknesini de işletmekte olduğunu, ... isimli teknenin 08/06/2010 tarihinde sabah 07:40 civarında ... iskelesinden yolcuları aldığını ve saat 08:00'e doğru ... iskelesine yanaştığını, davalıların ağır kusurlu davranarak...
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2018/168 Esas KARAR NO : 2024/365 DAVA : Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 27/05/2016 KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların yönetici oldukları şirket eliyle hiçbir tahliye sistemi bulunmayan teknelerle ...-..., ...-... hattında yolcu taşıması yapmakta olduğunu, davalıların ... ve Turizm Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Tic. Aş'nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalıların yöneticisi oldukları şirket adına çeşitli büyüklükteki tekneler ile ... iskelesi ile ... ve ... iskeleleri arasında yolcu taşımacılığı yapmakta olduğunu, davalıların yöneticisi oldukları şirket adına ... isimli B sınıfı yolcu teknesini de işletmekte olduğunu, ... isimli teknenin 08/06/2010 tarihinde sabah 07:40 civarında ... iskelesinden yolcuları aldığını ve saat 08:00'e doğru ... iskelesine yanaştığını, davalıların ağır kusurlu davranarak tahliye sistemi bulunmayan bir tekne ile yolcu taşıması yaptırması, tahliye için hiçbir güvenlik tedbiri almaması, hava durumunun gerektirdiği gibi hiçbir önlem almaması nedeniyle tahliye sırasında davacının düştüğünü ve iki ayağının birden kırıldığını, davalıların ağır kusurlu olduğunu iddia ederek 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/06/2010 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu Madde 72'ye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki senede zamanaşımına uğradığını, olayın 08.06.2010 tarihinde olduğu göz önüne alınırsa davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, T.T.K. Madde 947 ve Madde 1062 (1) de görüleceği üzere, donatanın sorumluluğu, gemi adamının (bu olayda kaptan) kusuru neticesinde sorumluluğu bulunulduğu esası getirildiğini, Oysaki, Ceza dosyası münderecatına göre Kaptan Yalçın Uçar hakkında verilmiş bulunan bilirkişi raporlarında "Sanık Yalçın Uçar'ın görevini ifa ederken, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verecek herhangi bir kusuru ya da ihmalinin görülmediği görülmektedir" belirtildiğini, netice olarak Kaptan hakkında "Tüm dosya kapsamına göre, sanığın olayda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nun 232/2-c maddesi gereği atılı suçtan Beraati" kararı tesis edildiği, Bu ahvalde Donatanın cezai sorumluluğu olmadığının açık olduğunu, Davacı vekilinin yanaşma esnasında merdiven konulmamasının bu kazaya sebebiyet verdiğini iddia ettiğini, Ancak gerek dosyadaki fotoğraflar ve kamera görüntüleri ve gerekse günde 55.000 kişi yılda 20 milyon kişinin taşındığı hatta şimdiye kadar hiçbir kazanın olmamasının karşısında bu iddianın gerçek dışı olduğunu, bu tür gemilere merdiven konulması Bilakis y...