Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip alacaklısı ile davacılar arasında, takibe konu alacağa dair hiçbir iş veya borç-alacak ilişkisi bulunmamakta olduğunu, Davacılar icra dosyasının borçlusu ...'ın mirasını Antalya ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar ... tarihli karar ile kayıtsız ve şartsız reddetmiş olmalarına ve icra dosyası ile hiçbir ilişkileri olmamasına rağmen icra müdürlüğünün keyfi uygulaması ile malvarlıklarına konan hacizler sebebiyle özellikle banka hesaplarına konan hacizler sebebiyle büyük mağduriyet yaşamakta olduklarını, dava konusu haksız durum sebebiyle, davacıların telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacaklarından dolayı davaya konu icra takibi neticesinde davacıların uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir...
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/144 KARAR NO : 2024/503
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 05/09/2023 KARAR TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip alacaklısı ile davacılar arasında, takibe konu alacağa dair hiçbir iş veya borç-alacak ilişkisi bulunmamakta olduğunu, Davacılar icra dosyasının borçlusu ...'ın mirasını Antalya ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar ... tarihli karar ile kayıtsız ve şartsız reddetmiş olmalarına ve icra dosyası ile hiçbir ilişkileri olmamasına rağmen icra müdürlüğünün keyfi uygulaması ile malvarlıklarına konan hacizler sebebiyle özellikle banka hesaplarına konan hacizler sebebiyle büyük mağduriyet yaşamakta olduklarını, dava konusu haksız durum sebebiyle, davacıların telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacaklarından dolayı davaya konu icra takibi neticesinde davacıların uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı kararı verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, İcra dosyasında yapılan işlemlerin İİK ve ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiğini, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkememiz aksi kanaatte ise Bankanın alacağını tahsil amacıyla hareket ettiği gözetildiğinde icra takibinde ve yapılan icra takip işlemlerinde kötüniyetli kabul edilemeyeceğini, Bankalarının bu takibi başlatmakta ve icra takip işlemlerini yürütmekte haksız ve kötüniyetli olmadığını vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur. Dava, menfi tespit davasıdır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve defilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) Bu genel açıklamalar ışığında, dosyaya dönüldüğünde; Dava, ilk önce, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... Esasında açılmış, görülmüş olup,...