DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/02/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan ticari bankacılık işlemlerinden kaynaklanan davalar (itirazın iptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bankacılık Kanunu'nun 143. maddesi gereğince kurulmuş bir varlık yönetim şirketi olduğunu, şirketin %100 hissesinin...'na ait olduğunu, dava dışı ... Şti.'nin ... A. Ş.'den kullanmış olduğu krediye ilişkin olarak ... 17. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 06/09/2005 tarihli ihtarname gereği gayrinakdi riskine ilişkin olarak borç ödenmediğini ve temerrüde düştüğünü, 03/06/2006 tarihli kredi alacağı devir sözleşmesi ile dava dışı şirketin ... A.Ş.'den kullanmış olduğu krediye ilişkin alacağın tahsili amacıyla ... A. Ş.'ye devir ve temlik edildiğini,...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/229 KARAR NO : 2024/647
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/02/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan ticari bankacılık işlemlerinden kaynaklanan davalar (itirazın iptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bankacılık Kanunu'nun 143. maddesi gereğince kurulmuş bir varlık yönetim şirketi olduğunu, şirketin %100 hissesinin...'na ait olduğunu, dava dışı ... Şti.'nin ... A. Ş.'den kullanmış olduğu krediye ilişkin olarak ... 17. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 06/09/2005 tarihli ihtarname gereği gayrinakdi riskine ilişkin olarak borç ödenmediğini ve temerrüde düştüğünü, 03/06/2006 tarihli kredi alacağı devir sözleşmesi ile dava dışı şirketin ... A.Ş.'den kullanmış olduğu krediye ilişkin alacağın tahsili amacıyla ... A. Ş.'ye devir ve temlik edildiğini, müvekkili şirket ile ...A.Ş.'nin birleştirilmesine karar verildiğini, alacağın tahsili amacıyla ... 33.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icra dosyasına yapılan itirazda zamanaşımı defi'nin ileri sürüldüğünü, ancak söz konusu alacağın fon alacağı olması nedeniyle zamanaşımı süresinin yirmi yıl olduğunu, diğer itirazların da haksız olduğunu belirterek, davalı tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı varlık yönetim şirketinin, müvekkiline karşı ikame ettiği derdest dava açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinin ekinde müvekkilinin sorumluluğu olarak gösterilen kefalet beyanına dair imza ve yazının da müvekkiline ait olmadığını, nitekim dava dilekçesinin eklerinde söz konusu hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline hiçbir zaman tebliğ edilmediğinin açıkça görüldüğünü, davalı varlık yönetiminin, ihtarnameye dayalı olarak müvekkilinden alacak isteminde bulunduğunu, borcun doğum anını, muacceliyet anını gizleyebilmek adına da kredi sözleşmesini takip dayanağı yapmaktan kaçındığını, taraflarınca icra takip dosyası kapsamında alacağın zamanaşımına uğradığı belirtilerek açıkça zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, buna bağlı olarak takipte sorumluluğa sebep olduğu öne sürülen tüm belgelere ilişkin imzaya itirazlarının da sunulduğunu, gerçekten de dava dilekçesinin ekinde gösterilen belgelerden anlaşıldığı üzere, tanzim edilen kefalet senedindeki imza ve yazı müvekkiline ait olmadığını, bu hususta imza ve yazı inkarlarının yanı sıra anılan yazı ve imza müvekkiline ait olsaydı bile müvekkilinin dava konusuna dayanak olarak gösterilen belgelerden kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, derdest davada sorumluluğun en fazla kefaletten kaynaklandığı iddia edilebilir ise de; talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, kefalet sözleşmesi için de hak düşürücü süre gerçekleşti...