Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/656 · K. 2024/684
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/656 K. 2024/684

E. 2021/656K. 2024/68424 Ekim 2024
bilirkişi raporutazminaticra inkar tazminatıkambiyo senediresmi belgede sahtecilikicra takibihak düşürücü süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı tarafça, müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında bir adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe ve davaya konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davaya ve takibe konu senetten (bonodan) dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip nedeni ile müvekkilinden tahsil edilen 748.750 TL bedelin ödeme tarihi 07/12/2009 gününden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının,...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/656 Esas KARAR NO:2024/684

DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/09/2014 KARAR TARİHİ:24/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı tarafça, müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında bir adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe ve davaya konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davaya ve takibe konu senetten (bonodan) dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip nedeni ile müvekkilinden tahsil edilen 748.750 TL bedelin ödeme tarihi 07/12/2009 gününden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, maliki olduğu taşınmazı müvekkiline 1.600.000 TL bedelle sattığını, müvekkili tarafından bedelin nakden ve defaten ödendiğini ancak, davacı tarafın tapu devrinin gerçekleştiremediğini, bu defa davacının müvekkiline 1.600.000 TL miktarlı bonoyu ve bunu teyit eden kendi el yazısı ile ad ve soyadının yazılıp imzaladığı protokolü verdiğini, .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak 22/06/2009 vade tarihli kambiyo senedindeki imzanın bizzat davacıya ait olduğunu, davacının müvekkiline daha önce de almış olduğu ödemelere mukabil senet verdiğini ve bunları icra marifetiyle ödediğini, davacının müvekkili dışında birçok kişiyi mağdur ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 02/07/2018 tarih, 2014/... Esas ve 2018/... Karar sayılı kararla, davanın reddine karar verilmiş; verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. HD'nin 27/09/2021 tarih, 2021/804 Esas ve 2021/973 Karar sayılı kararıyla; "... Dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmasına rağmen, mahkemece alınan ATK raporuna davacı tarafça yapılan bir itiraz olduğu halde, raporlar arasında çelişkinin giderilmediği, mahkemenin gerekçeli kararında neden diğer raporlara itibar edilmediği ve sadece ATK raporunun hükme esas alındığına ilişkin yeterli bir açıklamanın yapılmadığı, bu haliyle mahkemece her türlü kuşkudan uzak, yeterince kesin ve inandırıcı bilirkişi raporu alınmadan eksik araştırma sonucu verilen kararın esas ve usul yönünden hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerden dolayı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. hükmü gereğince kaldırılmasına, öncelikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının .../... ...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 4

(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/69 · K. 2024/312

9 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/204 · K. 2023/254

30 Mart 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/250 · K. 2024/651

14 Ekim 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/595 · K. 2024/36

23 Ocak 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/266 · K. 2022/976

14 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/584 · K. 2022/722

22 Kasım 2022