Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilin davalı borçludan mevcut alacağının hiçbir teminatla karşılanmadığı ve ileride davalının mallarını kaçırma ihtimaline karşı alacağının tahsilinin tehlikeye düşeceğinden, alacağın tahsilinin akim kalması kuvvetle muhtemel bulunduğundan, İİKnin 257/1. maddesi gereğince borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları, bankalardaki mevduatları üzerine teminatsız veya mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, ihtiyati hacze...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1460 KARAR NO: 2024/1161 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/05/2024 NUMARASI: 2024/304 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 31/10/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilin davalı borçludan mevcut alacağının hiçbir teminatla karşılanmadığı ve ileride davalının mallarını kaçırma ihtimaline karşı alacağının tahsilinin tehlikeye düşeceğinden, alacağın tahsilinin akim kalması kuvvetle muhtemel bulunduğundan, İİKnin 257/1. maddesi gereğince borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları, bankalardaki mevduatları üzerine teminatsız veya mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, ihtiyati hacze konu alacağın fatura alacağına dayandığı ve davacının alacağına ilişkin olarak başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafça itiraz edilmekle davacının alacağının varlığının taraflar arasında ihtilaflı hale geldiği, davacının ihtiyati haciz istediği konunun davanın esasını çözer mahiyette olduğu ve ihtiyati haciz kararı verilmesi durumunda davanın esasının konusuz kalmış olacağı, davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun varlığına kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı, davada İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, davalı tarafça üretilip montajlanan tabelalardan birinin düşerek kendilerini zarara uğrattığını, tespit raporu alındığını ve ürünün ayıplı olduğunun belirlendiğini, başka firmaya yaptırmak zorunda kalındığını, mevcut alacağa dair yeterli delillerin bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmediği taktirde borçlunun mallarını kaçırabilme ihtimali bulunduğunu ileri sürerek mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenici tarafından imal edilip montajı yapılan cephe tabelasının bir süre sonra yerinden düşmesi nedeniyle zarar gördüklerini ileri sürerek davaya konu takiple alacak talebinde bulunmuştur. İhtiyati haczin şartları İİK 257. Maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve a...