DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı firma arasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan villada tadilat işleri yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, anlaşma kapsamında davalı tarafından villada yapılan hizmete ilişkin bedelin davalıya ödendiğini, yapılan işlemlerin tamamlanmasından bir süre sonra tadilat yapılan villa havuzunun ön ve yan kısmı ile teras kısmında yapılan uygulamalarda hatalar ve ayıplar oluştuğunu, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/30 Değişik İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/947 KARAR NO: 2024/1241 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/12/2020 NUMARASI: 2019/446 Esas, 2020/685 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı firma arasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan villada tadilat işleri yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, anlaşma kapsamında davalı tarafından villada yapılan hizmete ilişkin bedelin davalıya ödendiğini, yapılan işlemlerin tamamlanmasından bir süre sonra tadilat yapılan villa havuzunun ön ve yan kısmı ile teras kısmında yapılan uygulamalarda hatalar ve ayıplar oluştuğunu, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/30 Değişik İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda sorunun tamamen hatalı ürün kullanılmasından meydana geldiği yönünde görüşte bulunulduğunu, ürünlerin bu haliyle kullanılmasının müvekkili açsından uygun olmadığını belirterek, ürün bedeli olan 22.986,40 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, aksi halde hatalı ürünün sökülerek bir başka marka garantili ürün ile yeniden uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkili şirket tarafından 2016 Temmuz tarihli fatura düzenlemiş olsa da 2016 Mayıs ayında davacı şirkete ait villada zemin döşeme işini yaptığını, yapılan işin ayıplı olduğu kabul edilse dahi yapılan işte ortaya çıkan ayıbın yasal sürelerde bildirilmemesi ve seçimlik hakların kullanmaması nedeniyle davacının satışı bu haliyle kabul etmiş sayılacağını, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda davacının bakım ve temizlik klavuzuna uygun olarak davranıp davranmadığının değerlendirilmediğini, alınan bilirkişi raporuna göre gizli ayıbın hatalı üründen kaynaklandığı belirtildiği için ayıplı olduğu bildirilen ürünlerin satın alındığı dava dışı ...'ne davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil vekili müdahale dilekçesinde, ön inceleme duruşmasının 3 nolu ara kararında ayıp ihbarına, 4 nolu ara kararında ise sözleşmeye ilişkin delillerin sunulmasının istenmesinin hukuk yargılamasındaki taleple bağlılık ilkesi ile iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının aşılmasına sebep olduğunu, davacı şirketin 05.12.2019 tarihli delil sunum dilekçesi ve 10.01.2020 tarihli dilekçesiyle daha önce dava dilekçesinde dayanmadığı yeni delilleri liste olarak sunduğunu, bu nedenle bu delillere itibar edilemeyeceğini, iddia olunan hasarların üretimden kaynaklı ayıp olduğu iddiası gerçek dışı olduğunu, kaldı k...