Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;ihyasını istedikleri şirketin 27.12.2023 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edildiğini ancak tasfiye esnasında şirket adına tescilli olan ------ plakalı aracın sehven unutulduğunu bu nedenle bu aracın satış ve devir işlemleri nedeni ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı...
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/633 KARAR NO : 2024/753
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;ihyasını istedikleri şirketin 27.12.2023 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edildiğini ancak tasfiye esnasında şirket adına tescilli olan ------ plakalı aracın sehven unutulduğunu bu nedenle bu aracın satış ve devir işlemleri nedeni ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir.İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları incelenmiş ortak ve yetkilisinin huzurdaki davacı olduğu, 28.12.2023 tarihinde TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiyesinin tamamlandığından bahisle sicilden terkinine karar verildiği görülmüştür. Söz konusu aracın ruhsat bilgileri UYAP sisteminden sorgulanmış ihyası istenen şirket adına tescilli olduğu görülmüştür.Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirketin adına kayıtlı araç bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihya...