Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin ortağı bulunduğu ---------şti. ----------şti. 2010 yılında iki ortaklı olarak kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşme, ----------27.07.20212 Tarih ve ----------- sayı yayımlandığını, şirket ticaret odasında kayıtlı olarak göründüğünü, müvekkiline ait şirket uzun süre faaliyetine ara verdiğini ve bu nedenle de Vergi dairesi tarafından resen terk yapılarak, şirketin vergi kaydının kapandığını, dolayısıyla şirkete ait herhangi bir vergi kaydı olmadığı gibi, hiç bir banka da hesabı, şirket adına kayıtlı taşınır - taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin gelir idaresi Başkanlığına, ----------- ve herhangi bir devlet dairesine de borcu bulunmadığını, davanın kabulü ile müvekkilinin ortağı olduğu...
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/359 Esas KARAR NO: 2024/970 DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ: 14/05/2024 KARAR TARİHİ: 27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin ortağı bulunduğu ---------şti. ----------şti. 2010 yılında iki ortaklı olarak kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşme, ----------27.07.20212 Tarih ve ----------- sayı yayımlandığını, şirket ticaret odasında kayıtlı olarak göründüğünü, müvekkiline ait şirket uzun süre faaliyetine ara verdiğini ve bu nedenle de Vergi dairesi tarafından resen terk yapılarak, şirketin vergi kaydının kapandığını, dolayısıyla şirkete ait herhangi bir vergi kaydı olmadığı gibi, hiç bir banka da hesabı, şirket adına kayıtlı taşınır - taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin gelir idaresi Başkanlığına, ----------- ve herhangi bir devlet dairesine de borcu bulunmadığını, davanın kabulü ile müvekkilinin ortağı olduğu -----------şti.'nin resen terk nedeniyle haklı nedenlerin varlığı göz önünde bulundurarak Tasfiyesiz İnfisahına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. TTK 636/3 maddesinde; haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. hükmü düzenlenmiştir. Yasal düzenlemede şirketin feshi için haklı nedenler açıkça belirtilmemiştir. Ancak ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının bulunmadığı durumların varlığı haklı nedenler arasına sayılabileceği hususunda Yargıtayın muhtelif kararları mevcuttur. Yine uygulamada haklı nedenlerle fesih davası açılabilesi için davacı ortağın haklı nedenlerin meydana çıkmasında kendisinin eylem ve işlemlerinin ve katkısının bulunmaması gerekir. Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz. Yargıtay, muhtelif kararlarında bir ortağın haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesinin isteyebilmesi için en fazla eşit kusurlu olması gerektiğine hükmetmiştirSomut olayda davalı şirketin gayri faal olduğu, tasfiye halinin sürüncemede kaldığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde TTK 529. Maddeye göre şirketin işletme konusunu gerçekleştiremeyeceği açık bir durumda iken TTK 530.maddeye göre süre vermenin davanın esasına etkili olmayacağı anlaşıldığından, mevcut delil durumuna göre şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.----------- sayılı ve 3.6.2013 tarihli ilamında da tasfiyesiz feshin mümkün olmadığı, limited şirketlerde sona erme sebepleri belirtilmiş olup tasfiyesiz fesih hali öngörülmediğinden davacı tarafın bu yöndeki talebin...