Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkiline ait araçta meydana gelen şimdilik 10.000 TL reel değer kaybı ve 100 TL hak mahrumiyeti bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, usul ekonomisi gereğince, ön inceleme duruşması beklenmeksizin dosyanın bilirkişiye tevdii ile rapor alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıladığını, müvekkili şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davacıya müvekkili şirket tarafından ödeme...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2024/2373 KARAR NO:2024/2052 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/03/2023 NUMARASI:2022/730 Esas - 2023/210 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/11/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkiline ait araçta meydana gelen şimdilik 10.000 TL reel değer kaybı ve 100 TL hak mahrumiyeti bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, usul ekonomisi gereğince, ön inceleme duruşması beklenmeksizin dosyanın bilirkişiye tevdii ile rapor alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıladığını, müvekkili şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davacıya müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığından başkaca hak ve alacağının kalmadığını, kusur oranının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, değer kaybı iddiası genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, hasar dosyasının celbinin gerektiğini, ticari / temerrüt/ avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın HMK'nun 150. maddesinin 5. fıkrası gereğince açılmamış sayılmasına Esas kaydının bu nedenle kapatılmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin, davalıya 08.09.2022 tarihinde, duruşma günü de yazılı olarak tebliğ edildiğini, ilk duruşmanın 14.11.2022 tarihine bırakıldığını, davalı tarafın, süresinde cevap vermediği gibi vekili olarak vekaletname de ibraz edilmediğini, duruşmadan evvel verdikleri 14.11.2022 tarihli dilekçede, davayı takip etmeyeceklerini beyanla, davanın düşürülmesini talep ettiklerini, 14.11.2024 tarihli duruşmada, davalının vekili olmadığı gibi duruşmaya da katılmadıklarını, davanın düşürülmesine karar verildiğini, 14.11.2024 tarihli karar duruşmasından bir ay sonra 12.12.2022 tarihinde davalı cevap dilekçesi ve vekaletname ibraz ettiğini, mahkemenin ise, gerekçeli kararında, davalı lehine 9.800 TL vekalet ücretine hükmettiğini, hükmün icrai takibe konu edildiğini, Yerel mahkemenin, vekalet ücretine hükmetmesinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu, cevap süresi dolmamış gibi cevap dilekçesi verilmesi, dava müracaata bırakılmamış gibi vekaletname ibraz edilmesinin haksız ve hakkaniyete aykırı olup, aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, öte yandan, davanın açılmamış sayılması halinde hükmedilecek vekalet ücretine ilişk...