DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 13/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket ile Davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacakları sebebi ile davalı tarafından davacı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. Sayısı ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine karşılık olarak davacı şirket tarafından haciz tehdidi sebebi ile Mayıs ayı içerisinde gerekli ödemenin yapıldığını, davacı şirket tarafından bir yandan da davalı şirketin hesabına sehven mükerrer ödeme gerçekleştirildiğini, sehven yapılan bu ödemeye ilişkin dekontların işbu dava dilekçesi...
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/605 Esas KARAR NO : 2020/480 DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 13/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket ile Davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacakları sebebi ile davalı tarafından davacı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. Sayısı ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine karşılık olarak davacı şirket tarafından haciz tehdidi sebebi ile Mayıs ayı içerisinde gerekli ödemenin yapıldığını, davacı şirket tarafından bir yandan da davalı şirketin hesabına sehven mükerrer ödeme gerçekleştirildiğini, sehven yapılan bu ödemeye ilişkin dekontların işbu dava dilekçesi ekinde Sayın Mahkemeye sunulduğunu, sehven gerçekleştirilen bu ödeme bakımından davalı şirket ile defalarca görüşüldüğünü ancak yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davacı şirkete iade ödeme yapılmadığını, akabinde arabuluculuk uyuşmazlık çözüm yöntemine başvurulduğunu, 05.08.2019 tarihinde gerçekleştirilen son oturumda uzlaşma sağlanamadığını, buna ilişkin son tutanağın dilekçe ekinde Sayın Mahkemeye sunulduğunu, davacı şirketin, davalıya karşı icra takibine konu faturalar dışında başkaca borcu bulunmamakla birlikte, davalının haksız olarak kendisine yapılan mükerrer ödemeyi iade etmemekte ısrarcı davrandığını, sebepsiz zenginleştiğini, sebepsiz zenginleşme Türk Borçlar Kanunu'nun madde 77-82 arasında düzenlendiğini, TBK madde 77 uyarınca; haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmek için öncelikle bir kimsenin malvarlığında bir çoğalmanın meydana gelmesi gerekir. Diğer taraftan bir başka kimsenin malvarlığı azalmalı ve zenginleşme ile fakirleşme arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Aynı zamanda bu zenginleşmenin "haklı bir sebep olmaksızın gerçekleşmesi" gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu' nda bulunan açık düzenleme gereğince davalı şirket hesaplarına sehven ödenen mükerrer ödemenin davacı şirkete iadesinin gerektiğinin açık olduğunu, davacı şirketin, davalıya başkaca borcu olmadığının ticari defter ve kayıtlardan açıkça görüleceğini, bu sebeple sehven yapılan ödemenin tespiti ve iadesine karar verilmesi için davacı şirket defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ettiklerini, diğer yandan davalı şirketin mali durumunun kötü olduğunun da taraflarınca bilindiğini, hal böyle iken davacı şirketin alacağını tahsil edememe ihtimali kuvvetle muhtemel olduğunu, HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbir kurumunun aşağıdaki şekilde tanımlandığını,"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli...