Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/154 · K. 2022/38
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/154 K. 2022/38

E. 2020/154K. 2022/3819 Ocak 2022
iadeteminat mektububilirkişi raporucezai şartihtirazi kayıtistinaf yolukredi sözleşmesisözleşmenin feshialacağın tahsiliticari faaliyetbanka teminat mektububedelin iadesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/03/2020 KARAR TARİHİ : 19/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili arasında 20.01.2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin müvekkili şirket tarafından 22.05.2019 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin feshi şartı veya cezai şart içermediği açık olarak anlaşıldığını, bu aşamadan sonra gerekli fesih işlemlerinin başladığını, davalı şirketin müvekkili şirkette bulunan alacak-borçları tasfiye edildiğini, ayrıca davalı şirkete ait olan ve akaryakıt istasyonunda bulunan ariyetler (pompa vs)sökülerek ilerleyen zamanda davalı şirkete teslim edildiğini, ancak müvekkili şirketin başka işlerle de iştigal konularının olması...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/154 Esas KARAR NO : 2022/38

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/03/2020 KARAR TARİHİ : 19/01/2022

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili arasında 20.01.2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin müvekkili şirket tarafından 22.05.2019 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin feshi şartı veya cezai şart içermediği açık olarak anlaşıldığını, bu aşamadan sonra gerekli fesih işlemlerinin başladığını, davalı şirketin müvekkili şirkette bulunan alacak-borçları tasfiye edildiğini, ayrıca davalı şirkete ait olan ve akaryakıt istasyonunda bulunan ariyetler (pompa vs)sökülerek ilerleyen zamanda davalı şirkete teslim edildiğini, ancak müvekkili şirketin başka işlerle de iştigal konularının olması sebebiyle ve yıl sonu yaklaşması neticesinde muhasebedeki karışıklıktan dolayı davalı şirketin hesabına yanlışlıkla 16.10.2019 tarihinde ... A.Ş. nezdinde 90.000 TL havale yapıldığını, bu karışıklık üzerine şirket hesaplarında yapılan detaylı inceleme sonucu davalı şirket ile en son hesap mutabakatının 27.09.2019 tarihinde yapılmış olduğunu, bu mutabakat neticesinde taraflar arasındaki cari hesap alacağının 2.170,03 TL olduğunun görüldüğünü, davalı şirketin taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesine aykırı hareket ederek bayilik sürecinde akaryakıt birim fiyatı üzerinden müvekkili şirketten fazla tahsilat yaptığını, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple davalı şirket aleyhine açtıkları davanın kabulüne hükmedilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu belirterek, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinden kaynaklanan toplam 90.000 TLnin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak uygulamış olduğu fiyat farklarından doğan alacaklarının şimdilik 1.000 TLnin davalı şirketten tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2015 tarihinde bayilik Protokolü imzalandığını, 20.09.2015 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacı yanın akaryakıt birim fiyatı üzerinden fazladan tahsilat yapıldığı gerekçesi ile alacak talebinde bulunmakta ise de taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokol hükümleri dikkate alındığında davacının talebinin haksız olduğunun açıkça görüldüğünü, daha önce mevzuat ile düzenlemeye alınmasına rağmen fiilin 2018 yılının başından itibaren Ulusal Petrol Stoku tutma yükümlülüğü başlamış olup, akaryakıt depolama maliyetlerinin hiç beklenmedik bir şekilde arttırdığını, davacı yanın bu zamana kadar ürün faturalarına bu zamana kadar kesinlikle itiraz etmeksizin taraflar arasındaki ticari ilişkiye de...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/777 · K. 2023/213

21 Mart 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2025/163 · K. 2025/242

15 Nisan 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/608 · K. 2023/173

7 Mart 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/297 · K. 2023/51

25 Ocak 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/165 · K. 2024/786

19 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/274 · K. 2023/200

15 Mart 2023