İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... nolu poliçe ile sigortalı olan iş yerinin, davalının apartmana ait besleme su borusu arızası çalışması sırasında zarara uğradığını, sigortalının zararlarının 12.553,00 TL olduğunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini ve zararın ödendiğini, Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile zararların rücuen tazmini için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın idari yargı yerlerinde görülmesi gerektiğini, davanın süresinde...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 21/09/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ : 29/09/2020 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2023
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... nolu poliçe ile sigortalı olan iş yerinin, davalının apartmana ait besleme su borusu arızası çalışması sırasında zarara uğradığını, sigortalının zararlarının 12.553,00 TL olduğunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini ve zararın ödendiğini, Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile zararların rücuen tazmini için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın idari yargı yerlerinde görülmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığından zamanaşımından reddinin gerektiğini, olayda su şube yolunda meydana gelmiş bir kaçak söz konusu olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi ana şebeke hattında su baskınına neden olacak bir patlak olmadığını, zararın doğduğu tesisatın bütün sorumluluğunun abonelere ait olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ispat yükünün davacı sigorta şirketinde olduğu, davacı kurumun sorumluluğunda olan ana hattın çürümesinden kaynaklı olarak su kaçağının oluştuğu ve kazı esnasında dava dışı iş yerinin camının çatladığının tespit edildiği, her ne kadar apartmanlara giden borularda kazı yapılmışken değiştirilmiş ise de asıl kaçağa neden olan çürümenin ana hatta meydana geldiğinin müdahale eden tanık tarafından beyan edildiği, bilirkişi raporundaki açıklamaların denetime elverişli olup hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bu nedenle davalının zarardan sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip talebine konu edilen faiz alacağı ile ilgili harcı yatırılıp usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından, davanın sadece asıl alacak üzerinden açıldığından bununla ilgili değerlendirme yapılmasına yer olmadığına, alacağın likit olmayıp, sorumluluğun belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm itirazların iptalinin istenmesine rağmen davanın yalnız asıl alacak yönünden karar verildiğini, takip öncesi ve sonrası faizi yönünden karar verilmemesinin taleplerine aykırı olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda faiz başlangıcının haksız fiil tarihinden itibaren başladığını, faiz alacakl...