Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılamaları sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : "müvekkili şirketin imza ayakkabı işletme adı ile uzun yıllar ticaret yapan bir esnaf olduğunu, 10/10/2010 tarihinde davalı banka müvekkili firmayla yapmış oldukları sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederek sözleşme gereğince müvekkili firmaya tahsis etmiş olduğu POS cihazını hukuken hiçbir gerekçe göstermeden geri aldığını, davalı bankanın hiçbir araştırma yapmadan, hangi alış verişi dayanak gösterdiğini bilmeden müvekkili şirkete kendini savunma imkanı sunmadan müvekkilinin POS cihazı ile gerçekleştirdiği işlemin "fiktif işlem" olduğunu Merkez Bankası'na bildirdiğini, banka ise bankalardan gelen bu tür bilgileri halk arasında" kara liste" diye adlandırılan veri tabanına kaydettiğini, diğer bankalar tarafından da görülebilen Merkez Bankası...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/838 Esas KARAR NO : 2023/525
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 01/09/2015 KARAR TARİHİ : 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılamaları sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : "müvekkili şirketin imza ayakkabı işletme adı ile uzun yıllar ticaret yapan bir esnaf olduğunu, 10/10/2010 tarihinde davalı banka müvekkili firmayla yapmış oldukları sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederek sözleşme gereğince müvekkili firmaya tahsis etmiş olduğu POS cihazını hukuken hiçbir gerekçe göstermeden geri aldığını, davalı bankanın hiçbir araştırma yapmadan, hangi alış verişi dayanak gösterdiğini bilmeden müvekkili şirkete kendini savunma imkanı sunmadan müvekkilinin POS cihazı ile gerçekleştirdiği işlemin "fiktif işlem" olduğunu Merkez Bankası'na bildirdiğini, banka ise bankalardan gelen bu tür bilgileri halk arasında" kara liste" diye adlandırılan veri tabanına kaydettiğini, diğer bankalar tarafından da görülebilen Merkez Bankası tarafından tutulan böyle bir veri tabanında ismi yer alan müvekkili şirket ile diğer tüm bankaların sözleşmelerini feshedip POS cihazlarını geri almışlardır. Müvekkili hukuka aykırı bu işlem yüzünden günümüz ticari hayatı için neredeyse zorunlu olan bu cihazı müşterilerine sunmaması nedeniyle zarar uğradığını, davalı bankanın POS cihazı sözleşmesini iptal etme sebebi hakkında kesin bir delil olmadığın, davalı bankanın varsayıma dayalı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalı bankanın müvekkili şirket hakkında POS cihazı ile ilgili olarak amaca aykırı kullanım ya da fiktif işlem şeklindeki olumsuz bildiriminin öncelikle hiçbir somut ve hukuken kabul edilebilir bir delil sunulmadığı gerekçesiyle aksi halde yasal düzenlemede öngörülen sürenin dolmuş olması sebebiyle veri tabanından silinmesine, ve davalı bankanın bu durumu Bankalararası Kart Merkezi, Merkez Bankası ve ilgili gerekli kurum ve kuruluşlara bildirmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "müvekkili banka üye iş yeri birimi tarafından, davacının pos hesabına başka bankalara ait kredi kartları ile nakit yaratma, usulsüz puan kazanma ve aile bireyleri arasında nakit akışını sağlama amacıyla müvekili banka posunu kullandığı şüphesi taşıyan işlemlere rastlandığını, bu nedenle müvekkili banka, davacının pos cihazını amaç dışı kullanım sebebiyle davacı ile olan üye işyeri sözleşmesini feshettiğini, davacıya iadeli taahhütlü posta aracılığıyla ile yazı gönderilerek 21/10/2010 tarihinde tek taraflı fesih hakkı kullanılarak sözleşme feshedildiğini, davacının yazıyı teslim aldığını, müvekkili banka diğer bankalar gibi BDDK'nın çok sıkı denetimine tabi olup, tahsis ettiği kart ve POS'lardan yapılan işlemlerde amaç dışı kullanım olup olmadığını denetlemekte yükümlü olduğunu, tespit edilen işlemler nedeni ile davacıya tahsis edilmiş olan POS cihazından nakit karşılığı fiktif işlemler yapıldığından şüphelenildiğini, şüpheli işlem olarak...