İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2019 tarih ve 2018/40 Esas - 2019/48 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "... A.Ş." ticari unvanlı olduğunu, endüstriyel soğutma havalandırma otomasyonu üreticisi olduğunu, müvekkil şirketin tüm Türkiye'de ve yurt dışında "..." unvanıyla bilindiğini, davalı şirketin 2016 yılında müvekkil markasıyla iktibas yaratır derecede "... San. Ve Tic. Ltd. Şti." ismiyle kurulduğunu, davacı ... davalı şirketlerin ayrı ayrı internet siteleri olduğunu, yine burada da iktibas yaratır derecede müşterin aklını...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1984 KARAR NO : 2023/1743
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2018 (Dava) - 14/03/2019 (Karar) NUMARASI : 2018/40 Esas - 2019/48 Karar DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) BAM KARAR TARİHİ : 08/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2023 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2019 tarih ve 2018/40 Esas - 2019/48 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "... A.Ş." ticari unvanlı olduğunu, endüstriyel soğutma havalandırma otomasyonu üreticisi olduğunu, müvekkil şirketin tüm Türkiye'de ve yurt dışında "..." unvanıyla bilindiğini, davalı şirketin 2016 yılında müvekkil markasıyla iktibas yaratır derecede "... San. Ve Tic. Ltd. Şti." ismiyle kurulduğunu, davacı ... davalı şirketlerin ayrı ayrı internet siteleri olduğunu, yine burada da iktibas yaratır derecede müşterin aklını karıştıracak ve ayırt edilemeyecekleri bir şekilde haksız rekabet içine girdikleri ve bu durumlar fark edildiğinde davalı şirkete 30.12.2017 tarihli tebliğ ile ihtarname çekilmiş, haksız marka ve unvan kullanımını durdurmamaları halinde cezai ve hukuki yollara başvurulacağı belirtilmesine rağmen davalı taraf haksız kullanımı sona erdirmemiş olduklarını ileri sürerek, tescilli markaların ve ticaret unvanının davalı tarafından haksız kullanıldığı gerekçesi ile tecavüzün önlenmesine, ticaret unvanının terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, esasen de karşı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, davacının ileri sürdüğü marka tescilinin aslında geçerli olmadığını, hükümsüz olması gereken markaya dayanılarak dava açtığını, ibarenin "..." ölçü birimi kısaltması olduğunu, teknik alanda yaygın kullanıldığını, öte yandan kendilerinin tedarikçi bir firma olduklarını, üretim yapmadıklarını, müvekkili tarafın kullanımının marka gibi olmayıp, unvan şeklinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVA: Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davacı markalarının Sınai Mülkiyet Kanunu 5. Maddesine açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davacı markalarının Sınai Mülkiyet Kanunu 25. Maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davacının markalarının Sınai Mülkiyet Kanunu 4. Maddesine aykırılıkla malul olduğu gibli 5. Maddesine göre mutlak ret nedenleri ile malul olduğunu, davacının markalarının ayırt edici nitelikte olmadığını, davacının markalarındaki "..." ibaresi "Bir ölçü birimi"...