DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/12/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 20.05.2022 tarihli alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmede müvekkili şirketin asıl yüklenici, davalı şirketin ise alt yüklenici olduğunu, iş bitim tarihinin 15.12.2022, yer teslim tarihinin ise 23.05.2022 olarak kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin büyük zararlarının doğduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirket adına faturalar düzenlendiğini, davacı tarafça iade faturası...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1286 KARAR NO: 2023/1195 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/07/2023 NUMARASI: 2023/139 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/12/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 20.05.2022 tarihli alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmede müvekkili şirketin asıl yüklenici, davalı şirketin ise alt yüklenici olduğunu, iş bitim tarihinin 15.12.2022, yer teslim tarihinin ise 23.05.2022 olarak kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin büyük zararlarının doğduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirket adına faturalar düzenlendiğini, davacı tarafça iade faturası düzenlendiğini, davalının 2.029.924,02-TL cari hesap borcunun varlığını bilmesine rağmen, şirket çalışanlarının işçilik ücret alacaklarını dahi ödemeyerek müvekkili şirkete ödettiğini, davalı borçlu adına işin asıl yüklenicisi olarak işin aksamasının önüne geçmek adına defaatle erken ödeme talepleri ve avans talepleri hak edişleri yapılmadan davalı şirkete ödendiğini, ancak tüm bunlara rağmen işin tamamlanmadığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten alacağı olması nedeniyle taraflarınca ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlunun yaptığı itirazın haksız olduğunu, yalnızca müvekkilinin alacağına kavuşması sürecini uzatma niyeti taşıdığını, ödeme emrinin 2 gün sonrasında, davalı şirketin şantiyeden 2 kamyon mal kaçırmaya çalıştığını, kamyonlardan birini şantiye alanından çıkardığını, diğer kamyonun ise gerek tarafları; gerekse kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal etmesi sonucu çıkamadığını, bu olaya ilişkin taraflarınca suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, yükümlülüklerini yerine getirdiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın taraflar arasında akdedilen alt yüklenici sözleşmesi gereğince davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla, davacı tarafça başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan ve celbedilen belgeler incelendiğinde, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı, alacağın varlığının tespiti hususunun yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 25...