Üzerinde intifa hakkı bulunan tasarruf mevduatına isabet eden banka ikramiyesinin kuru mülkiyet sahibine mi yoksa intifa hakkı sahibine mi ait olacağı yolunda Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin iki ilâmı arasında içtihat aykırılığı bulunduğu bildirilmiş, kararlar ve İkinci Hukuk Dairesi Başkanının yazılı mütalaası Kurulumuza tevdi edilmiş olmakla İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunda durum görüşüldü: Gerçekten Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 30/3/1962 gün ve 1768/1974 sayılı ilâmı ile (Miras sebebiyle intifa hakkına sahip kimsenin bankadaki kuru mülkiyete isabet eden banka ikramiyesinin kuru mülkiyet sahibine ve intifaının da intifa hakkı sahibine ait olacağı yolundaki) İstanbul Asliye Onuncu Hukuk Mahkemesi ilâmı onandığı halde aynı Kurulun 23/3/1964 gün ve 1501/1472 sayılı ilâmiyle aynı konudaki diğer bir davada "banka ikramiyesinin tamamen intifa hakkı sahibine ait olacağı...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1966/18 K.1968/2 T.7.2.1968 R.Gazete No. 12867 R.G. Tarihi: 5.4.1968 İNTİFA HAKKI ÜZERİNDE BAŞKASININ İNTİFA HAKKI BULUNAN BİR PARAYA BANKA İKRAMİYESİ İSABET ETMESİ HALİNDE BU İKRAMİYE MEVDUAT SAHİBİNE AİT OLUP, İNTİFA HAKKI SAHİBİ YALNIZ İKRAMİYENİN GELİRİNDEN FAYDALANABİLİR. Üzerinde intifa hakkı bulunan tasarruf mevduatına isabet eden banka ikramiyesinin kuru mülkiyet sahibine mi yoksa intifa hakkı sahibine mi ait olacağı yolunda Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin iki ilâmı arasında içtihat aykırılığı bulunduğu bildirilmiş, kararlar ve İkinci Hukuk Dairesi Başkanının yazılı mütalaası Kurulumuza tevdi edilmiş olmakla İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunda durum görüşüldü: Gerçekten Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 30/3/1962 gün ve 1768/1974 sayılı ilâmı ile (Miras sebebiyle intifa hakkına sahip kimsenin bankadaki kuru mülkiyete isabet eden banka ikramiyesinin kuru mülkiyet sahibine ve intifaının da intifa hakkı sahibine ait olacağı yolundaki) İstanbul Asliye Onuncu Hukuk Mahkemesi ilâmı onandığı halde aynı Kurulun 23/3/1964 gün ve 1501/1472 sayılı ilâmiyle aynı konudaki diğer bir davada "banka ikramiyesinin tamamen intifa hakkı sahibine ait olacağı yolunda" Akhisar Asliye İkinci Hukuk Mahkemesinden verilen hüküm -ikramiye-nin bankadaki kuru mülkiyetin neması olduğu mütalaasiyle - onanmıştır. İşbu iki ilâm arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası konuşuldu, sonunda: Her iki davada terekede intifa hakkı bulunan mirasçının hakkının ilişkin bulunduğu kısım bankaya çıplak sermaye sahibi hesabına yatırılmış, faizleri intifa hakkı sahibi tarafından alınagelmektedir. Bu tasarruf hesabına banka ikramiyesi isabet etmiştir. İntifa hakkı sahibiyle çıplak sermaye sahibi arasında ikramiye üzerinde ihtilâf çıkmıştır. İntifa hakkı, bir şahsa başkasına ait bir malın veya sermayenin faydalanmasını sağlayan bir irtifak hakkıdır. Bu hak, şahsın hayatı ile bağlı olduğundan başkasına temlik edilemez. Aynı zamanda fer'î bir zilyetlik niteliğindedir. Asıl zilyedi kuru mülkiyet sahibidir. Faiz, bir sermayenin belli zamanlarda getirdiği nemadan ve muntazam gelirden ibarettir. İkramiye ise, miktar ve niteliği belli olmayan ve tamamen tesadüfe bağlı bankanın mevduatı teşvik için mevduat sahiplerine karşı kuraya iştirak ettirileceği yolundaki bir vaadin konusundan ibarettir ki ancak kurada isabet eden hesaba ödenir. Miras hukukunda servet üzerinde intifa hakkı, servetin safi mahsulüne yani senelik gelirlerinden masraf ve mükellefiyetler çıktıktan sonra geri kalanı almak yetkisini verir. İntifada, faizler, temettü hisseleri veya muayyen zamanlarda eda edilen diğer ödemeler söz konusu ise, malik ile intifa hakkı sahibi arasında faydalanma süreleri bakımından tam bir ayrıntı yapmalarını gerektirir. İntifa yalnız hukukî semerelere sahip olma hakkını verir. İkramiye, intifa hakkı sahibi ile banka arasında mevcut zımnî bir sözleşmeden doğan fayda (Gelir) sayılamaz. İncelenen ilâm...