Ankara Barosu Avukatlarından A... H... G..., Temyiz Mahkemesi Birinci Reisliğine verdiği 5.4.1953 tarihli istidasında Birinci Hukuk Dairesinin 4.10.1948 tarih, 1948/6264 E. 4586 K. sayılı ilamında Tapu Sicilinde kayıtlı maliki hayatta olan bir gayrimenkulde iktisabi müruruzaman cereyan etmiyeceği mütalaa edildiği halde, aynı dairenin 14.4.1951 tarih, 1950/3694 E. 2008 K. sayılı ilamında, bunun hilafının kabul olunduğunu, böylece Birinci Hukuk Dairesinin bu iki kararı arasında mübayenet bulunduğunu ileri sürerek bu mübayenetin tevhidi içtihat yoliyle hallini istemiş olmakla keyfiyet Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetince müzakere edilerek aşağıdaki neticeye varılmıştır. Birinci Hukuk Dairesinin bahis mevzuu kararlarının tetkikinde de görüleceği üzere 4.10.1948 tarih ve 1948/6264 E. 4586 K. sayılı karara Medeni Kanunun fevkalade müruruzamana müteallik 639 uncu maddesinin ikinci...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E. 1953/9 K. 1955/12 T. 22.6.1955 İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR KARARLAR ARASINDA, İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ YOLUYLA ÇÖZÜMÜ GEREKEN BİR AYKIRILIKYOKTUR. Ankara Barosu Avukatlarından A... H... G..., Temyiz Mahkemesi Birinci Reisliğine verdiği 5.4.1953 tarihli istidasında Birinci Hukuk Dairesinin 4.10.1948 tarih, 1948/6264 E. 4586 K. sayılı ilamında Tapu Sicilinde kayıtlı maliki hayatta olan bir gayrimenkulde iktisabi müruruzaman cereyan etmiyeceği mütalaa edildiği halde, aynı dairenin 14.4.1951 tarih, 1950/3694 E. 2008 K. sayılı ilamında, bunun hilafının kabul olunduğunu, böylece Birinci Hukuk Dairesinin bu iki kararı arasında mübayenet bulunduğunu ileri sürerek bu mübayenetin tevhidi içtihat yoliyle hallini istemiş olmakla keyfiyet Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetince müzakere edilerek aşağıdaki neticeye varılmıştır. Birinci Hukuk Dairesinin bahis mevzuu kararlarının tetkikinde de görüleceği üzere 4.10.1948 tarih ve 1948/6264 E. 4586 K. sayılı karara Medeni Kanunun fevkalade müruruzamana müteallik 639 uncu maddesinin ikinci fıkrası mesnet teşkil etmektedir. Mezkur maddenin sarih hükmünden de anlaşılacağı veçhile tapuda kayıtlı maliki hayatta olan bir gayrimenkulün mülkiyetinin müruruzaman tariki ile iktisabına imkan yoktur. 4.10.1948 tarihli kararda da buna işaret edilmektedir. 14.4.1951 tarih, 1950/3694 E. 2008 K. sayılı karara gelince, bunda, Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, 7 Ramazan 1274 tarihli Arazi Kanununun yirminci maddesi hükmüne uygun olarak, davacının arazii memleketten olan ihtilaflı yerdeki zilyetliğini terkettiği tespit olunarak, bu sebebe mebni, davanın istima kabiliyeti bulunmadığına işaret edilmektedir. Filhakika Arazi Kanununun yirminci maddesi muayyen müddet zarfında mazeretsiz olarak arazisini tasarruf etmeyen ve mezkür müddet zarfında başkası tarafından bilanize tasarruf olunan arazi sahibinin davasının dinlenemiyeceğini kabul etmektedir. Böylece Birinci Hukuk Dairesinin 4.10.1948 tarih, 1948/6264 E. 4586 K. sayılı kararı Medeni Kanunun 639 uncu maddesine, 14.4.1951 tarih, 1950/3694 E. 2008 K. sayılı kararı ise 7 Ramazan 1274 tarihli Arazi Kanununun yirminci maddesi hükmüne istinat ettirilmiş ve binnetice mümasil iki hadisede aynı kanun maddesine yekdiğerinden farklı bir mana verilmiş olması da mevzuu bahis bulunmamış olmakla mezkur kararlar arasında Tevhidi İçtihat yoliyle halli lazım gelen bir mübayenet bulunmadığına 22.6.1955 tarihli ilk içtimada ittifakla karar verildi. ----------o----------