Mahkememizde görülmekte olan 3. Kişi tarafından açılan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının borçlu ...'dan olan alacağı sebebiyle müvekkiline, Kayseri Genel İcra Dairesi ... takip dosyasından 3. kişi sıfatıyla haciz ihbarnamesi gönderildiği, haciz ihbarnamesinde adı yazılı borçlunun müvekkilindeki alacağı iddia edilen 24.990,20-TL üzerine ve giderlerle birlikte borçtan dolayı haciz konulacağının ihtar edildiği, asıl borçlu ...'ın müvekkilinin vefat eden kardeşi olsa da, müvekkilinin bu borçtan hiçbir sorumluluğu olmadığı, kardeşine mirasçı olmadığını gösteren veraset belgesini de sunduğu, borçluyla müvekkilinin arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisinin de bulunmadığı, bu sebeplerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Dosyada arabuluculuk tutanağı...
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... -( ...)- ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - (...) ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan 3. Kişi tarafından açılan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının borçlu ...'dan olan alacağı sebebiyle müvekkiline, Kayseri Genel İcra Dairesi ... takip dosyasından 3. kişi sıfatıyla haciz ihbarnamesi gönderildiği, haciz ihbarnamesinde adı yazılı borçlunun müvekkilindeki alacağı iddia edilen 24.990,20-TL üzerine ve giderlerle birlikte borçtan dolayı haciz konulacağının ihtar edildiği, asıl borçlu ...'ın müvekkilinin vefat eden kardeşi olsa da, müvekkilinin bu borçtan hiçbir sorumluluğu olmadığı, kardeşine mirasçı olmadığını gösteren veraset belgesini de sunduğu, borçluyla müvekkilinin arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisinin de bulunmadığı, bu sebeplerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Dosyada arabuluculuk tutanağı bulunmadığından dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır. Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir. 6100 sayılı HMKnun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTKnın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ibaresi para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirda...