Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Davalıdan gayrimenkul niteliğinde iki ayrı bağımsız bölüm satın aldıklarını, bağımsız bölümlerin kendilerine zamanında teslim edilmediğini, sözleşmede aylık 7.000 TL cezai şart ödeneceğine dair hüküm bulunduğunu, ihtara rağmen davalı tarafın cezai şart bedellerini ödemediğini,yaptırılan tespitte taşınmazların teslim ve hazr olmayacak şekilde eksik olduğunu, ayrıca ... İstihdam Dan. Eğitim hizmetleri Tic. Ltd. Şti. İle ... İnşaat Gıda Eğitim Hizmetleri Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Tic. Ştd. Şti. Arasındaki cezai şart alacağının temliki sözleşmesi gereğince de alacaklı bulunduklarını ileri sürerek toplam 126.000 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir. Cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddi gerektiğini savunmuş,...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ Esas KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2017 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Davalıdan gayrimenkul niteliğinde iki ayrı bağımsız bölüm satın aldıklarını, bağımsız bölümlerin kendilerine zamanında teslim edilmediğini, sözleşmede aylık 7.000 TL cezai şart ödeneceğine dair hüküm bulunduğunu, ihtara rağmen davalı tarafın cezai şart bedellerini ödemediğini,yaptırılan tespitte taşınmazların teslim ve hazr olmayacak şekilde eksik olduğunu, ayrıca ... İstihdam Dan. Eğitim hizmetleri Tic. Ltd. Şti. İle ... İnşaat Gıda Eğitim Hizmetleri Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Tic. Ştd. Şti. Arasındaki cezai şart alacağının temliki sözleşmesi gereğince de alacaklı bulunduklarını ileri sürerek toplam 126.000 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir. Cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının isteği üzerine tavan yüksekliklerinin projeden farklı yapıldıklarını, bazı geçiş ve merdivenlerin de farklı inşa edildiğni ancak bu farklılık sebebiyle iskan alamadıklarını, bu bölümleri yıkıp yeniden yapmak ve iskan aldıktan sonra tekrar eski haline getirmek için zaman kaybettiklerini, davacı tarafın fırsatçı davranarak sebepsiz zenginleşme amacında olduğunu, taşınmazları teslim almaları için kendilerine ihtar çekildiğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesiyle öngörülen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre taşınmaz satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şart olup anılan Hüküm, bir geçerlilik şartıdır. Bu maddede öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler hüküm doğurmaz. Bu nedenle tapulu taşınmazların harici satış yoluyla devri mümkün değildir. Dolayısıyla düzenlenme anında resmi şekilde yapılmamış olan bir sözleşme geçerli kabul edilemez.
Davaya konu uyuşmazlığa neden olan ve her ikisi de 11.03.2016 tarihinde akdedilen taşınmaz satış sözleşmeleri, resmi şekilde yapılmadıkları için geçerli kabul edilemez. Belirtilen sözleşmelere konu taşınmazların daha sonra tapuda resmi şekilde devirlerinin tamamlanmış olması da geçersiz olan bu satış sözleşmelerine geçerlilik kazandırmaz. Bunun yanında tapuda resmi şekilde yapılan devir sırasında da alıcılar tarafından tapu siciline 11.03.2016 tarihli adi yazılı sözleşmelere ilişkin bir şerh de konulmamıştır. Bu nedenle geçersiz olan adi yazılı taşınmaz satım sözleşmelerinde yer alan cezai şarta ilişkin hükümler de geçersizdir. Nitekim (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 02.07.2013 tarih, 2013/ E. ve 201...