Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,; taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirketin, davalı şirketten -------- yağı satın aldığını ve ödemesinin aynı gün davalı şirket hesabına banka havalesi ile ödendiğini, aynı gün --------Şti.'ne ait --------- plakalı çekici/dorseye satın alınan ürünün satıcı şirket tarafından yüklenerek mühürlendiğini ve aracın yola çıktığını, yol kontrolü sırasında araç içinde müvekkilinin satın aldığı yağ yerine kaçak akaryakıt ürünü olduğunun tespit edildiğini ve ayıplı malın suç teşkil etmesi nedeniyle mahkeme kararı ile el konulduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından ağır kusuru bulunun davalı satıcı şirkete gönderilen ihtarname ile ayıplı mal sebebiyle sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiği,...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/617 Esas KARAR NO: 2024/20 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 24/11/2020 KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,; taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirketin, davalı şirketten -------- yağı satın aldığını ve ödemesinin aynı gün davalı şirket hesabına banka havalesi ile ödendiğini, aynı gün --------Şti.'ne ait --------- plakalı çekici/dorseye satın alınan ürünün satıcı şirket tarafından yüklenerek mühürlendiğini ve aracın yola çıktığını, yol kontrolü sırasında araç içinde müvekkilinin satın aldığı yağ yerine kaçak akaryakıt ürünü olduğunun tespit edildiğini ve ayıplı malın suç teşkil etmesi nedeniyle mahkeme kararı ile el konulduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından ağır kusuru bulunun davalı satıcı şirkete gönderilen ihtarname ile ayıplı mal sebebiyle sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiği, ancak müvekkilinin yaptığı ödemenin iade edilmediği gibi müvekkilinin zararının da karşılanmadığını, ayrıca müvekkilinin el konulan malın yerine mal almak maksadıyla bankadan alınan kredi için faiz ödemek zorunda kaldığını, kaçakçılık gibi yüz kızartıcı bir suçtan dolayı isminin lekelendiğini, yaşanan bu olay nedeniyle ceza davası açıldığını, müvekkilinin dava konusu olay sebebiyle ticari hayatının zarar gördüğünü, ticari iş yaptığı kişilerin müvekkilini sorguladığını ve bazılarının da iş yapmaktan vazgeçtiklerini, davalının müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını iddia ile müvekkilinin ödemiş olduğu 88.000 TL satış bedelinin, ayıplı malın taşınmazı için yapılan 1.500 TL harcamanın, ayıplı mala el konulması nedeniyle yapılan 4.000 TL harcamanın, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan 1.000 TL kar kaybının, el koyulan malın yerine mal almak maksadıyla bankadan alınan kredi için ödenen 9.000 TL faizin, ceza yargılaması kapsamında yapılan 5.000 TL gider ile ceza yargılaması sonucu müvekkili şirketin kişilik hakları ve itibarının zarara uğraması nedeniyle 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, tarafların ceza davasından yargılandıklarını ve müvekkilinin suçsuzluğunun kanıtlandığını, davacıya teslim edilmek üzere çıkarılan yağın sözleşmede bahsi geçen yağ olması dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkili firma yöneticilerine karşı açılan davada beraat kararı verildiğinden taraflar arasındaki satış sözleşmesinin hukuka uygun olduğunun bir kez daha kanıtlandığını, davacı tarafa ulaştırılmak üzere araca yüklenen ürünler artık kendileri uhdesinde olmadığını ve kamunun uhdesine geçtiğini...