Yurt içinde üretilen ürünlerin ihracında kullanılmak üzerememlekete sokulmasına geçici ve tekrar ihraç edilmek koşuluile müsaade edilen çuvalların, ihraç edilmiş gibi gösterilerek, bu eşyanın gümrük resmine karşılık olmak üzere gümrük idaresine bırakılan paranın geri çekilmesinden dolayı idarece bu gümrük resminin tahsili için açılan davanın zamanaşımı borçlar kanununun altmışıncı maddesi hükümlerine göre belirlenmek gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.3 K.1938/3 T.13.4.1938 GÜMRÜK RESMİ YURT İÇİNDE ÜRETİLEN ÜRÜNLERİN İHRACINDA KULLANILMAK ÜZERE MEMLEKETE SOKULMASINA GEÇİCİ VE TEKRAR İHRAÇ EDİLMEK KOŞULU İLE MÜSAADE EDİLEN ÇUVALLARIN, İHRAÇ EDİLMİŞ GİBİ GÖSTERİLEREK, BU EŞYANIN GÜMRÜK RESMİNE KARŞILIK OLMAK ÜZERE GÜMRÜK İDARESİNE BIRAKILAN PARANIN GERİ ÇEKİLMESİNDEN DOLAYI İDARECE BU GÜMRÜK RESMİNİN TAHSİLİ İÇİN AÇILAN DAVANIN ZAMANAŞIMI BORÇLAR KANUNUNUN ALTMIŞINCI MADDESİ HÜKÜMLERİNE GÖRE BELİRLENMEK GEREKİR. Mahsulâtı dahiliye ihracatında kullanılmak üzere kabulü muvakkat suretiyle ithal olunan çuvallar ihraç edilmemişken ihraç edilmiş gibi gösterilerek evvelce bu çuvalların gümrük resmine mukabil depo edilmiş olan meblâğ istirdat olunmuş bulunduğundan bahsile mezkûr resmin tahsili hakkında açılan dava münasebetiyle gümrük idaresi tarafından açılan davanın taahhütten münbais alacak mahiyetinde olması itibariyle müruruzamanın ahkâmı umumiyeye tabi olacağı Temyiz Dördüncü Hukuk Dairesinin 10.7.1937 tarih ve 994/168 numaralı ilâmiyle kabul edilmişken Üçüncü Hukuk Dairesinin 20.5.1936 tarih ve 5466/5427 numaralı ilâmiyle Borçlar Kanununun 66 ncı maddesine müsteniden bir senelik müruruzamana istinat eden karar tasdik edilmek suretiyle hâsıl olan içtihat ihtilâfının halli Dördüncü Hukuk Dairesinin 7.2.1938 tarih ve 364/27 numaralı müzekkeresiyle talep edilmesi üzerine bu işe ait ilâm suretleri telhis ve Heyeti Umumiyeye tevzi edilmişti. 23.3.1938 çarşamba günü toplanan Heyeti Umumiyeye kırk dört zatın iştirak ve müzakere nisabı tahakkuk ettiği anlaşıldıktan sonra söz alan Dördüncü Hukuk Dairesi Reisi Fevzi: 903 numaralı kanunun ikinci maddesinin on yedinci fıkrası okundu. Buna benzer bir de kutuluk kereste kanunu vardır. Bunlardan resim alınmaz, hadisemizde zuruflar çuvaldır. Borçlar Kanununun 66 ncı maddesi mucibince müruruzaman vardır, denmiştir. Bize göre bu müruruzaman tatbik olunmaz, zira bu borç kanundan doğan ve hatta depo edildiğine göre mukaveleden doğan borçtur. Haksız mal iktisabından doğan bir borç değildir. Umumî müruruzaman cereyan eder, diyoruz. Sait; Gümrükler Kanununda bu gibi hadiseler hakkında hususî hüküm vardır. Dâyinin iddiasına göre Borçlar Kanununun 62 nci maddesine tamamen uygundur, diye mahallî mahkemesi karar vermiştir. Gümrük idaresi ben borçlu olmadığım halde bu parayı benden aldı, diyor. Bu suretle verilen hüküm bizim tarafımızdan tasdik edilmiştir. Kararımızda muhtacı tashih ve ıslah bir hal yoktur. Şemseddin; Haksız mal iktisabı hükümlerinin carî olması için akte müstenit olmaması lâzımdır. Akte teferru eden bir muameledir. Sait; Akit müntehi olmuştur. Kâzım; Resim hakkında Gümrük Kanununda mevzu müruruzaman cereyan eder. Fuat; Sahtekârlıkla alınmıştır. Öyle bir vesika istimal edilmiştir. Sahtelik fiiline ait müruruzaman carî olmak lâzımdır. Himmet; Mukaveleden mütevellit olmayıp kanundan mütevellit olduğuna göre umumî müruruzaman olmak lâzımdır. Sahtekârlık neticesinden terettüp etmiş bir borç olsaydı düşünürdük, dedile...