Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, otel işletmeciliği yapan davalı şirket in ortaklarından ...'in 40 adet hissesini, ...'in de 14 adet hissesini 10.09.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile devraldığını ve bu şekilde davalı şirketin %27 oranında hissedarı haline geldiğini, davacıyı temsilen ...'ın 20.10.2015 tarih ve 4 numaralı yönetim kurulu kararı ile atandığını, hisselerin devir alınması sürecinde davalı şirketin 09.09.2015 tarihli mizan kayıtlarının incelenmesinde şirket kasasında 3.335.927,48 TL mevcut...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/544 KARAR NO: 2024/149 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/11/2020 NUMARASI: 2019/547 E. - 2020/740 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, otel işletmeciliği yapan davalı şirket in ortaklarından ...'in 40 adet hissesini, ...'in de 14 adet hissesini 10.09.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile devraldığını ve bu şekilde davalı şirketin %27 oranında hissedarı haline geldiğini, davacıyı temsilen ...'ın 20.10.2015 tarih ve 4 numaralı yönetim kurulu kararı ile atandığını, hisselerin devir alınması sürecinde davalı şirketin 09.09.2015 tarihli mizan kayıtlarının incelenmesinde şirket kasasında 3.335.927,48 TL mevcut göründüğünü, davacının %27 hisseyi 10.10.2015 tarihinde belirtilen bu kasa miktarı ile devraldığını, davacı şirketin temsilcisi hariç davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... ve çoğunluk pay sahibi diğer yönetim kurulu üyelerinin bilgisi ve onayı ile 09.11.2016 tarihinde 6736 sayılı Yasa kapsamında şirket kasasındaki 2.341.668,55-TL'nin olmadığını ve 70.250,00 TL vergi ödemeleri gerektiğini beyan ettiklerini, müvekkilinin bu şekilde kasada 2.341.668.55 TL'nin mevcut olmadığını öğrendiğini, 09.09.2015 tarihli mizanda fiili şirket kasa hesabı 3.335.927,48-TL iken, 09.11.2016 tarihinde fiili şirket kasa hesabında 2.341.668.55-TL'nin olmadığının görüldüğünü, bu durumda kasada bulunan mevcudun yok olması sonucu müvekkili şirketin davalıdaki %27 oranında payına isabet eden (2.341.668,55x27/100=623.250,50 TL) 632.250,50-TL zarara uğradığını, ödenen 70.250,00 TL vergi de dikkate alındığında bunun da %27'si oranında yani ilave olarak 18.967,50-TL daha davacı zararı oluştuğunu, davalı şirketin, şirket gelirlerini kasaya işlemediğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin usulsüz harcamalar ya da kendi zimmetlerine geçirdikleri paraları kayıtlara işlemeyerek bir süre sonra bu paranın kasada olmadığını beyan edip davacı şirketi zarara uğrattıklarını, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirketin dava konusu iddialarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, 09.09.2015 tarihinde şirket kayıtlarında kasada görünen bedelin gerçekte işletme kasasında bulunmayan bir bedel olduğu, b...