Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/09/2020 Tarih ve 2018/481 Esas - 2020/178 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınan ... markasının lisansörü olarak Türkiyede faaliyet gösteren, Türkiyede 18,4 milyon aboneye hizmet veren bir GSM kuruluşu olduğunu, davalının marka tescil başvurusunda bulunduğu ... ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... ve ... ibaresini taşıyan markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, ... ibaresinin müvekkili tarafından kullanımı sonucu ayırt edicilik ve tanınmışlık...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2046 - 2024/211 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2046 KARAR NO : 2024/211 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2020 NUMARASI : 2018/481 E. - 2020/178 K.
DAVACI VEKİLLERİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka, YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/09/2020 Tarih ve 2018/481 Esas - 2020/178 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınan ... markasının lisansörü olarak Türkiyede faaliyet gösteren, Türkiyede 18,4 milyon aboneye hizmet veren bir GSM kuruluşu olduğunu, davalının marka tescil başvurusunda bulunduğu ... ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... ve ... ibaresini taşıyan markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, ... ibaresinin müvekkili tarafından kullanımı sonucu ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandığını, tüketici nezdinde müvekkilinin bir ürün ve hizmet markası olarak algılanacağını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDKnın 28.09.2018 tarih ve 2018-M-8466 sayılı kararın iptaliyle, marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili, ... ve ... ibarelerinin jenerik marka olduklarını, bu kelimelerin kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "..." ve "..." kelimelerini barındıran binlerce marka olduğunu, kelimelerin sektörde yaygın olarak kullanıldığını ve ...un bu kelimeler özelinde bir bilinirliğinin bulunmadığını, ... markasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markanın bu haliyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının ve SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, (davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedele...