Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/41 · K. 2024/26
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2023/41 K. 2024/26

E. 2023/41K. 2024/2614 Şubat 2024
iptal davasıiadeişe iadedisiplin cezasıihtiyati tedbiridari yaptırımistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte bulunan Haysiyet Kurulu Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, uzun süredir, benzer nitelikteki hukuka aykırı Haysiyet Kurulu kararları yoluyla tahakküm altına alınmakta ve mesleki haklarından yoksun bırakıldığını, açılan davalarda söz konusu kararların hukuka aykırılıkları kısa süre içinde tescil edilmekte ve kararlar iptal olunduğunu, müvekkilinin, bu yıldırma politikasından muzdarip olan tek meslek birliği üyesi de olmadığını, müvekkili ile aynı Genel Kurul fraksiyonu içinde bulunan pek çok üye, benzer nitelikteki yaptırımlar yoluyla birlikten ve birlik içindeki faaliyetlerden dışlandığını, davalıdan gerek müvekkili gerek ise isimlerini bilahare Mahkemeye sunacakları isimler hakkındaki Haysiyet Kurulu kararlarının ve bu kararların akıbetlerinin sorulmasıyla...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/41 Esas KARAR NO : 2024/26

DAVA : HAYSİYET KURULU KARARININ İPTALİ DAVA TARİHİ : 16/02/2023 KARAR TARİHİ : 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Haysiyet Kurulu Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, uzun süredir, benzer nitelikteki hukuka aykırı Haysiyet Kurulu kararları yoluyla tahakküm altına alınmakta ve mesleki haklarından yoksun bırakıldığını, açılan davalarda söz konusu kararların hukuka aykırılıkları kısa süre içinde tescil edilmekte ve kararlar iptal olunduğunu, müvekkilinin, bu yıldırma politikasından muzdarip olan tek meslek birliği üyesi de olmadığını, müvekkili ile aynı Genel Kurul fraksiyonu içinde bulunan pek çok üye, benzer nitelikteki yaptırımlar yoluyla birlikten ve birlik içindeki faaliyetlerden dışlandığını, davalıdan gerek müvekkili gerek ise isimlerini bilahare Mahkemeye sunacakları isimler hakkındaki Haysiyet Kurulu kararlarının ve bu kararların akıbetlerinin sorulmasıyla söz konusu hususlar doğrulanabileceğini, yazının içeriğinde savunma aşamasında sözü dahi edilmeyen ve varlığı sonradan anlaşılan sevk maddesi ile uyumlu olan herhangi bir söylemin bulunmadığını ve yazının ifade özgürlüğünün sınırları içine dahil edilmesinin gerektiği açık olduğunu, dolayısıyla kararın esasen de iptal edilmesi gerektiğini, üyelikten çıkarma cezası, ... bünyesindeki üyelere uygulanabilecek en ağır yaptırım olduğunu, söz konusu yaptırımın doğal sonucu, üyenin telif haklarından bütünüyle mahrum olması, meslek birliğinin ve telif hukukunun olanaklarından faydalanamaması ve sektörün serbest piyasa koşullarına karşı tamamen savunmasız bırakılması olduğunu, ...'ın Haysiyet Kurulu Yönergesi'nin mülga 7/4. maddesi, en azından, aleyhine yargı yoluna başvurulan yaptırım kararlarının yürürlüğünün dava süresince kendiliğinden durmasını sağlayabiliyor olduğunu, bunun için karara karşı dava açıldığının Kurula bildirilmesi yeterli olduğunu, fakat mevcut dönemde bu maddenin de ilga edilmesi sağlanmış, "Haysiyet Kurulunun yaptırım kararına karşı yargıya başvurulması veya başvurulacağının bildirilmesi yaptırım kararının icrasını durdurmaz." şeklindeki yeni 7/7. madde ile bu olanak da ortadan kaldırıldığını, artık Haysiyet Kurulunun verdiği kararlar, aleyhlerine açılan davalara rağmen derhal uygulamaya koyulduğunu, dava konusu olan ve kanaatlerince hukuka aykırılığı herhangi bir tartışma bile gerektirmeyen karar müvekkilinin açısından geri dönülmez zararlara yol açabileceğini, müvekkilinin, eldeki dava sonuçlanana kadar mesleki güvencelerinden yoksun bırakılacak ve ...'ın faaliyetlerine katılım gösteremeyeceğini, artık ...'ın iç mevzuatı da kararın infazının en azından yargı süreci tamamlanana kadar durdurulmasına elverişli olmadığını, dolayısıyla HMK'nin 389/1. maddesindeki ihtiyati tedbir koşulları gerçekleştiğini, kararın infazının yargılama sonuçlanıncaya dek tedbiren durdurulma...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 42

(Değişik: 1/11/1983-2936/7 md.)

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2022/77 · K. 2023/190

23 Kasım 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/532 · K. 2022/136

13 Ekim 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/543 · K. 2024/35

21 Şubat 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2023/24 · K. 2024/64

21 Mart 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2022/237 · K. 2024/72

8 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/539 · K. 2023/122

13 Temmuz 2023