Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden..., ..., ...ve ...'in murisi ve müvekkili şirketin o zamanki yetkili ortağı ...'nun 02/06/2014 tarihinde vefat ettiği, müvekkillerinin bu süreçte, bir hayat sigortası poliçesinin varlığından haberdar olduklarını, müvekkillerinin poliçenin ne amaçla düzenlendiğini bilmedikleri için bankaya yazılı başvuru yaptıklarını ve bankanın cevabında müvekkili şirket adına davalı bankadan çekilen taksitli ticari kredi borcuna ilişkin olarak düzenlendiğini öğrendiklerini, poliçeye göre davalı bankanın aynı zamanda dain-i mürtehip sıfatına haiz olduğunu, davalı bankanın buna haciz olmasına rağmen davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, varislerin davalı sigorta şirketine başvurusunun ise haksız olarak...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/810 Esas KARAR NO : 2024/137 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2017 KARAR TARİHİ : 15/02/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden..., ..., ...ve ...'in murisi ve müvekkili şirketin o zamanki yetkili ortağı ...'nun 02/06/2014 tarihinde vefat ettiği, müvekkillerinin bu süreçte, bir hayat sigortası poliçesinin varlığından haberdar olduklarını, müvekkillerinin poliçenin ne amaçla düzenlendiğini bilmedikleri için bankaya yazılı başvuru yaptıklarını ve bankanın cevabında müvekkili şirket adına davalı bankadan çekilen taksitli ticari kredi borcuna ilişkin olarak düzenlendiğini öğrendiklerini, poliçeye göre davalı bankanın aynı zamanda dain-i mürtehip sıfatına haiz olduğunu, davalı bankanın buna haciz olmasına rağmen davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, varislerin davalı sigorta şirketine başvurusunun ise haksız olarak reddedildiğini, bu nedenle bakiye kredi borcunun müvekkili şirket tarafından taksitlere uygun olarak ödenmek zorunda kalındığını, son taksitin 13/03/2017 itibariyle davalı bankaya ödendiğini, davalı bankaya herhangi bir borç kalmadığını, hal böyle iken davalı bankanın hak sahipliğinin 13/03/2017 tarihinde sona erdiğini, müvekkillerinin de bu tarih itibariyle hak sahipliği sıfatını kazanarak dava açma yetkisine haiz olduğunu, müvekkillerinin başvurusunun, murisin kalp krizi, 10 yıldır mevcut olan koroner arter rahatsızlığı ve 15 yıldır mevcut olan şeker hastalığı sonucu vefat ettiği ve murisin kendisi tarafından imzalanan sağlık beyanı formunda açıkça sorulmuş olmasına rağmen bu rahatsızlıklarını beyan etmediği gerekçesiyle reddedildiğini, ancak akdin yapılması sırasında murise imzalatılmış herhangi bir soru formuna rastlanılmadığını, formların hiçbirinde murisin imzasının olmadığını, ne davalı banka tarafından ne de sigorta şirketi tarafından murise herhangi bir soru yöneltilmediğini, aksine soruların cevaplarının matbu olarak davalılar tarafından cevaplandığının görüleceğini, davalı banka ile davalı sigorta şirketinin birlikte hareket ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin bankaya ödemek zorunda kaldığı kredi borcunun sigorta poliçesi limitleri dahilinde şimdilik 15.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Emeklilik AŞ vekili, cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, murise ... A.Ş. aracılığıyla sigorta ürününü satın aldığını ve aynı tarihte murisin, bilgilendirme formunu da imzaladığını, sigortalı sağlığında verdiği beyanların tam olduğu ve bunların doğruluğundan da sorumlu olduğunu, murisin, müvekkili şirket nezdindeki poliçe kapsamı...