Kamu davalarıyla birlikte açılan ödence davalarının miktarı iki bin beş yüz kuruşu geçtiği takdirde ödenceye dair verilen hükümden miktarına göre ayrıca nisbÎ harç alınması ve dava konusunun değeri iki bin beş yüz kuruştan fazla değilse hükmolunacak ödence için başkaca nisbÎ harç alınmaması gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1936/27 K.1937/7 T.3.2.1937 KAMU DAVASIYLA BİRLİKTE AÇILAN TAZMİNAT DAVALARINDA HARÇ KAMU DAVALARIYLA BİRLİKTE AÇILAN ÖDENCE DAVALARININ MİKTARI İKİ BİN BEŞ YÜZ KURUŞU GEÇTİĞİ TAKDİRDE ÖDENCEYE DAİR VERİLEN HÜKÜMDEN MİKTARINA GÖRE AYRICA NİSBÎ HARÇ ALINMASI VE DAVA KONUSUNUN DEĞERİ İKİ BİN BEŞ YÜZ KURUŞTAN FAZLA DEĞİLSE HÜKMOLUNACAK ÖDENCE İÇİN BAŞKACA NİSBÎ HARÇ ALINMAMASI GEREKİR. Ceza mahkemelerince hükmolunan ve miktarı yirmi beş lirayı geçmeyen manevî tazminatlardan dolayı harç alınıp alınamayacağı hususunda Dördüncü Ceza Dairesinin 11.6.1936 gün ve 326/5337 numaralı ilâmile İkinci Ceza Dairesinin 25.11.1936 gün ve 662/1258 numaralı ilâmı arasında hâsıl olan içtihat ihtilâfının halli Başmüddeiumumîlik makamının 25.11.1936 gün ve 4829 numaralı müzekkeresiyle talep edilmesi üzerine 3.2.1937 de toplanan Heyeti Umumiyede ilâmlar okunduktan sonra söz alan: Reis Osman Remzi; Alınan harç masarifi muhakemedir. Hangi mahkemede duruşma yapılmışsa o mahkemenin hükümlerine göre alınır. Ciheti cezaiyede görülen bir hukuk davasından harç alınmaz demek kanunun sarih ibaresine muhaliftir. Ceza mahkemesinde yapılan masraf mukabilidir. Esası hukuk mahkemesinde görülecek iken cezada görülmüş olması halinde hukuk almazdı, biz de almayız demek doğru değildir. Harç Kanununun birinci maddesi umumî bir hükmü ihtiva eder. Cezada yirmi lira dava edilmiş, yirmi lira da hükmedilmiş ise yirmi lira üzerinden harç alacağız. Cezadaki harçlarla hukuktaki harçlar mahiyeten de farklıdır. Birinci Reis; Harç masarifi muhakeme değildir. Tazminat davası bir hukuk davasıdır. Üçüncü Cezadaki işler başkadır. O bize gelmemiştir. Tazminatı maneviye mevzuubahistir. Yusuf Kemal; Harç tarifesi yapılırken hukukta Nöşatel, cezada Alman harç tarifesi nazara alınmıştır. 2500 kuruştan fazla dava ikame edilip yirmidört lira hükmedilirse bundan harç alınır. Mahkûmunbihten harç alınmak lâzımdır. İbrahim Etem; Harç tarifesi kanununun altmış yedinci maddesinde (şahsî hukuk ve tazminat kabilinden olan para cezalarına dair verilen hükümlerde hukuk mahkemelerinde alınan nisbî harç alınır) denmektedir. Bu maddede (para cezalarına dair olan davalarda) denmemiş olmasına göre hüküm esas tutulmuştur. Şu halde, eğer hüküm 2500 kuruşu geçmiş ise hukuk mahkemelerinde alınan nisbî harç alınmak lâzımdır. Altmış yedinci madde on dokuzuncu maddeye atıf yaparken hükmü esas tutmuş olunca nisbî harcın tayini sırasında ceza davalarında istenilen tazminat ve tazminat kabilinden olan para cezası miktarına değil, hüküm altına alınan miktara bakmak lâzımdır. Bu noktai nazardaki isabet tazminat kabilinden olan para cezalarında dahi bariz bir surette görünmektedir. Meselâ, bir tütün kaçakçılığı davası ikame edilmiş, bu tütünlerden 800 kilo istimale gayri salih görülmüş ve bu cihetten suçlu beraat etmiş, diğer dört kilodan mahkûm edilmiş olsa bu suçludan nisbî harç alınmamak lâzımdır. Nerde kaldı ki 1918 numaralı kanunun muaddel elli altıncı maddesi hükmüne göre re'sen para ceza...