İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 06.08.2017 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...'ın kalıcı şekilde iş göremez hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında belirtildiğini, davalı sigorta şirketine tüm belgelerle yapılan başvurunun 22.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafça heyet raporu almadan oran belirlemesi yapıldığını beyan ettiğini,...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2550 - 2024/221 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2550 KARAR NO : 2024/221 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2021 NUMARASI : 2017/656 Esas 2021/548 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/02/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/03/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 06.08.2017 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...'ın kalıcı şekilde iş göremez hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında belirtildiğini, davalı sigorta şirketine tüm belgelerle yapılan başvurunun 22.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafça heyet raporu almadan oran belirlemesi yapıldığını beyan ettiğini, başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerektiğini, taleplerinde tüm denkleştirme nedenlerinin dikkate alındığını ve davalının sigortalısının tam kusuruna dayanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00 TL iş göremezlik tazminatının 20.10.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 09.03.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 163.736,08 TL'ye, 15.07.2021 tarihli dilekçe ile 191.039,67 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili, kaza ile davacının sakatlığı arasında illiyet bağının ve Genel Şartlar uyarınca maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını,, davalı sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, maluliyet oranının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatı talebi bulunmadığından hüküm kurulmamasını, aktüeryal hesaplamayı gerektiren tazminat ödemelerinde aktüer bilirkişi tarafından yapılmasını, kaza tarihi itibariyle TRH 2010 yaşam tablosunun ve 1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilerek iş kazası olması halinde SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzili gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanmasını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur sebebi ile indirim yapılmasını, eksik evrak ile başvuru yapılıp temerrüd iddiasının asılsız olduğunu, avans faizi talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. ...