Taraflar arasındaki ticari şirket yöneticisinin azli ve tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının, dava dışı ... Limited Şirketinin %25'er payına sahip olduklarını, kalan %50 payın ise ...'a ait olduğunu, davalının, 2017 Aralık ayında davalının şirketin münferit temsilcisi seçildiğini ve dava tarihine kadar bu görevinin devam ettiğini, bugüne kadar şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılarak şirketin finansal tablolarının genel kurulun onayına sunulmadığını, bu süre içinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/165 KARAR NO: 2024/237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11.12.2023 tarihli Ara Karar NUMARASI: 2023/650 E. DAVANIN KONUSU: Yöneticinin Azli ve Tazminat Taraflar arasındaki ticari şirket yöneticisinin azli ve tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının, dava dışı ... Limited Şirketinin %25'er payına sahip olduklarını, kalan %50 payın ise ...'a ait olduğunu, davalının, 2017 Aralık ayında davalının şirketin münferit temsilcisi seçildiğini ve dava tarihine kadar bu görevinin devam ettiğini, bugüne kadar şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılarak şirketin finansal tablolarının genel kurulun onayına sunulmadığını, bu süre içinde yönetim kurulunun ibrasının ve kar payı dağıtımının görüşülmediğini, vergi dairesine sunulan beyanda şirketin zarar ettiğinin belirtildiğini, genel kurulunun toplantıya çağrılmasının, şirket müdürünün devredilemez yetkisi ve görevi olduğunu, hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içerisinde genel kurul toplantısının yapılmasının zorunlu olduğunu, buna rağmen son altı yıldır kurulun toplantıya çağrılmadığını, bu durumun organ yokluğu hali olduğunu, şirketin 2018 ve 2019 dönemlerinde 28.730,29 TL ve 83.737,87 TL resmi zarar açıkladığını, 2019 yılı itibariyle öz kaynakların 77.821,55 TL eksiye düştüğünü, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasında bulunan 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi beyanlarından dağıtılabilir kar payı bulunmadığının anlaşıldığını, ancak şirketin gerçekte tüm dönemlerde kar ettiğini, şirketin bir kısım faaliyetlerinin kayıt dışı yapılarak gizlenmesi nedeniyle şirketin zararda göründüğünü, derdest olan bir çok dosyada hileli işlemlerin belirlendiğini, bu dosyalarda şirketin karının gizlenerek davacı ile diğer ortak arasında bölüştürüldüğünün belirlendiğini, resmi rakamlara ve kurumlar vergisi beyanına göre kâr elde etmeyen şirketin, kâr elde etmiş gibi bir kısım ortağa kâr payı ödemesinin yasaya aykırı olduğunu, bu şekilde şirketin içinin boşaltılarak üçüncü kişiler ve ortakların zarara uğratıldığını, davalının görevine devam etmesi durumunda, müvekkilinin haklarını elde etmesinin güçleşeceğini, şirket ve alacaklıların zarara uğrayacağını ileri sürerek, davalı müdürün azli ile dava sonucuna kadar davalı şirkete yönetim kayyımı olmadığı takdirde denetim kayyımı atanmasına, şimdilik 10.000,00 TL şirket zararının davalıdan alınarak şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı veki...