Davalının isteği üzerine davacının yemin etmesine karar verildiğinde, davalı belli günde çağrıya uymayarakgelmese dahi yokluğunda davacıya yemini yaptırılır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1931/10 K.1931/42 T.13.7.1931 YEMİN DAVALININ İSTEĞİ ÜZERİNE DAVACININ YEMİN ETMESİNE KARAR VERİLDİĞİNDE, DAVALI BELLİ GÜNDE ÇAĞRIYA UYMAYARAK GELMESE DAHİ YOKLUĞUNDA DAVACIYA YEMİNİ YAPTIRILIR. Defini ispat edemeyerek talibi tahlif olan müddeialeyhin bulunmadığı takdirde dahi müddeinin tahlifi icra edilip edilemeyeceği hususunda Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin 12 teşrinisani 929 tarih ve 4309/3457 ve 3 nisan 930 tarih ve 2002/1453 no'lu ilamları arasındaki tezat ve mübayenetin halli müşarünileyh daire reisliğinin 5.4.930 tarih ve 155/98 no'lu tezkeresiyle talep ve bu babtaki ilamlar daireye tevdi olundu. İlam suretleri telhis ve nüshaları teksir edilerek Heyeti Umumiyeye tevzi ve tayin olunan 10.6.931 tarihindeki içtimaa kırk iki zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra söz alan azadan Ali Himmet Beyefendi: Bendenizce tahlif için talep şarttır. Talebin vukuundan sonra hasmın huzuru şart değildir. Vehbi Beyefendi: Mademki talep mesbuktur, hükme rapt için hasmın huzuruna ihtiyaç yoktur. Kazım Beyefendi: Hadisede gıyap kararı tebliğ edilmesine ve teslimat iddiası def'i dava mahiyetinde olmasına göre yemin hakkındaki defini takip etmiyen müddeialeyhin gıyabında müddeinin tahlifine bir mecburiyeti kanuniye yoktur. Ali Himmet Beyefendi: Yemin verdirmek hakimin vazifesidir. Ali Rıza Beyefendi: Buradaki defi öyle bir defidir ki ayni zamanda müddeaaleyhin vazifesi bitmiştir. Artık huzuruna ihtiyaç yoktur. Tevfik Nazif Beyefendi: Tahlif ve yemin ayrı bir mevzu olduğu hakkındaki nazariyata ve müddeaaleyhin tahliften rücua hakkı olmasına göre gıyabında müddeinin tahlifi icra edilemez, buyurmalariyle rey'e vaz edilerek aşağıda rey adedine göre nisabı ekseriyet hasıl olamamıştır. 13.7.931 tarihinde içtima eden Heyeti Umumiyeye kırk bir zatın iştirak ettiği görüldükten ve nisabı müzakere hasıl olduktan sonra söz alan Kazım Beyefendi: Mahkeme, müddeaaleyh gelmese bile müddeiyi tahlif etmek için kanuna istinat etmesi lazımdır. Kanunun mesküt olduğu ahvalde hukuki kaidelerden vesaireden istiane edilir. Müddeaaleyh defi dermeyan etmiş olmasına göre takip etmek zaruretindedir. Gelmediği takdirde feragat ettiğini kabul etmek lazımdır. Gıyabında tetkike mecbur olmayan mahkeme yemin dahi yaptırmaz. Ali Himmet Beyefendi: Ahkamı sabıkaya nazaran yemin hasım huzurunda icra edilmek icap ederdi. Hatta binniyabe tahliflerde hasım namına birisi bulunurdu. Ahkamı hazıramıza göre yeminin hasım huzurunda icra edileceğine dair bir kayıt ve delalet yoktur, yalnız tahlif için talep lazımdır. Bir kerre talep edildi mi talibi tahlif olan ister mahkemede bulunsun, ister bulunmasın hakimin diğer tarafı tahlif etmesi lazımdır. Esasen gerek müddei gerek müddeaaleyh mahkemeye gelmezse muhakeme gıyaben icra olunur, eğer talibi tahlif olan zat gelmediği surette gıyaben muhakeme yapılmamış olur. Sonra kanunda talibi tahlif olan mahkemeye gelmezse talebinden sarfınazar etmiş olunacağına dair hiç bir şe...