DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket ile 27/04/2016 tarihli genel faktoring sözleşmeleri ile aynı tanzim tarihli 27/04/2016 tarihli 300.000,00 TL miktarlı teminat senedini teslim aldığını, ancak faktoring şirketinin yaptığı çeklerin kaşılıksız çıkmadan teminat senedine öncelikle İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2016/1215 D.İş sayılı dosyasından İhtiyati Haciz Kararı alındığını, bu karar ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile haksız olarak takibe konulduğunu, müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu, alacağın bir kısmının usul ve yasalara aykırı olarak haciz yolu ile tahsil...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/189 Esas KARAR NO : 2024/383 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/09/2020 NUMARASI : 2018/675 E. - 2020/429 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket ile 27/04/2016 tarihli genel faktoring sözleşmeleri ile aynı tanzim tarihli 27/04/2016 tarihli 300.000,00 TL miktarlı teminat senedini teslim aldığını, ancak faktoring şirketinin yaptığı çeklerin kaşılıksız çıkmadan teminat senedine öncelikle İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2016/1215 D.İş sayılı dosyasından İhtiyati Haciz Kararı alındığını, bu karar ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile haksız olarak takibe konulduğunu, müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu, alacağın bir kısmının usul ve yasalara aykırı olarak haciz yolu ile tahsil edildiğini, Davacı müvekkilinin muaccel olmadığı halde cebir icra tehdidi altında yüksek miktarlarda bedeller ödemek zorunda kaldığını, Davalı şirkete cebir icra tehdidi altında yapılan ödemelerin, ayrı ayrı esas alınarak reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, Ayrıca davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, şimdilik 43.000,00 TL alacağın tarafların tacir olduğu gözetilerek her bir alacağın hükümde ayrı ayrı belirtilmek suretiyle ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile müvekkiline iadesine, davalı tarafından haciz kararı alınarak haksız icra takibi başlatılarak müvekkilinin işyerine icra dosyasından iki defa hacize gelindiğini ve haciz muhafaza işleminin yapılmış olması, davacı adına araçların kaydına haciz ve yakalama şerhinin işlenmesi, müekkilinin ev adresinin bulunduğu Gaziosmanpaşa adresinde haciz yapılması, kendisinin ve ailesinin üzüntüye sürüklenmiş olması ve davalı şirketin tüm icrai fiilleri haksız eylem niteliğinde olduğundan ve bu işlemleri ile davacının isminin ticari saygınlığı ve onuru zedelendiğinden 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle aleyhlerine açılan davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davanın süresinde açılmadığını, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde fazladan ödediği bedellerin istirdadını talep etmediğini, dava konusu borcun taraflar arasında imzalanan faktoring sözleşmesinin imzalandığı an itibari ile doğmuş olduğunu, talep edilen alacağın muaccel bir alacak olduğunu, davalı müvekkilinin imzalanan sözleşmeden doğan fesih yetkisini kullandığını, dava konusu bononun hukuken teminat senedi olarak nitelendirilmesinin müm...