Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/01/2010 tarihinde dava dışı ...'in idaresindeki, davacı şirkete ait ... plakalı araç ile dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı araçlar arasında meydana gelen kaza nedeniyle ... plakalı araç içerisinde bulunan ...'ın vefat ettiğini, davacının 09/03/2018 tarihinde dava dışı ...'ın yakınlarına 246.515,61 TL ödeme yaptığını, davalıların poliçe gereği sorumluluk tutarlarının yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirleneceğinden davanın belirsiz alacak olarak açıldığını bildirmekle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL davalı ... Sigorta AŞ'den (... Sigorta AŞ ile birleşen) 500,00 TL'nin ise davalı ... AŞ'den ödeme tarihi olan 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/599 KARAR NO: 2024/329 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/12/2020 NUMARASI: 2018/1190 Esas - 2020/780 Karar DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 27/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/01/2010 tarihinde dava dışı ...'in idaresindeki, davacı şirkete ait ... plakalı araç ile dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı araçlar arasında meydana gelen kaza nedeniyle ... plakalı araç içerisinde bulunan ...'ın vefat ettiğini, davacının 09/03/2018 tarihinde dava dışı ...'ın yakınlarına 246.515,61 TL ödeme yaptığını, davalıların poliçe gereği sorumluluk tutarlarının yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirleneceğinden davanın belirsiz alacak olarak açıldığını bildirmekle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL davalı ... Sigorta AŞ'den (... Sigorta AŞ ile birleşen) 500,00 TL'nin ise davalı ... AŞ'den ödeme tarihi olan 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; davacının davalı ... Sigorta AŞ açısından davasının kabulüne, 33.034,72 TL tazminatın 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davacının davalı ... Sigorta AŞ açısından davasının reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili (... Sigorta Anonim Şirketi ile birleşmiş) dava konusu alacak belirli olduğundan belirsiz alacak davası şartları mevcut olmadığını, bu nedenle açılan davanın süre vermeksizin hukukî yarar eksikliği nedeniyle usûlden reddedilmesi gerektiğini, belirli bir alacak için dava açan davacının kanunen hakkı olmadığı halde belirsiz alacak davası şeklinde talebini ileri sürmesinin dürüstlük kuralı ile de bağdaşmadığını, işleten değişikliği nedeniyle münfesih olan poliçeden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, TBK'nin 121/3. maddesine aykırı olarak faize faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda, davacının alacağının belirlenebilmesi ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesiyle mümkün olabilecektir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibarıyla miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği, dava dışı zarar görenlere yapılması gereken ve dolayısıyla rücu edilecek bedelin sunulacak deliller değerlendirilerek bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceği, bu nedenle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu anlaşılm...