İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesi ile: davacının davanın seyrine göre zaman içerisinde başlangıçta iddia ettiğinin tam tersi bir iddiayı dile getirdiği ve davanın kendi lehine sonuçlanmasını sağlamak adına mahkemeyi yanıltacak şekilde hileli hareket ettiğini, davacının davalılardan ... ile arasındaki ilişkiyi en baştan itibaren gerçeğe aykırı şekilde aktardığını, dilekçe teatileri süresince hiçbir şeklide dile getirmediği halde iddianın genişletilmesi yasağına aykırı şekilde bu yasağın devreye girdiği tarihten sonra sunduğu çeşitli...
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/6 KARAR NO : 2024/384
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2023 tarihli ara karar NUMARASI : 2023/503 Esas KARŞI TARAF/DAVACI : ... (T.C. NO: ...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : 1- REKAN YATIRIM TURİZM SANAYİ İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ... VEKİLİ : Av. ... - ... YARGILANMANIN YENİLENMESİNİ TALEP EDEN/DAVALILAR : 2-... (T.C. No: ...) - ... : 3-... (T.C. No: ...) - ... VEKİLİ : Av.. ... - ... TALEP : İhityati tedbir TALEP TARİHİ : 31/10/2023 KARAR TARİHİ : 29/02/2024 KR. YAZIM TARİHİ : 29/02/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesi ile: davacının davanın seyrine göre zaman içerisinde başlangıçta iddia ettiğinin tam tersi bir iddiayı dile getirdiği ve davanın kendi lehine sonuçlanmasını sağlamak adına mahkemeyi yanıltacak şekilde hileli hareket ettiğini, davacının davalılardan ... ile arasındaki ilişkiyi en baştan itibaren gerçeğe aykırı şekilde aktardığını, dilekçe teatileri süresince hiçbir şeklide dile getirmediği halde iddianın genişletilmesi yasağına aykırı şekilde bu yasağın devreye girdiği tarihten sonra sunduğu çeşitli dilekçelerde dava konusu vekaletnamelerde hisse devri yetkisi verilmediğini ileri sürdüğünü, bu davranışın açıkça karara tesir eden hileli davranış niteliğinde olduğunu, davacının gerçeği bilerek çarpıtan bu beyanı doğrudan doğruya karara etki ettiğini, mahkeme kararını dava konusu vekaletnamelerde hisse devri yetkisi bulunmadığının kabulü üzerine tesis ettiğini, 13/06/2019 tarihli dava dilekçesinde davacı vekili dava konusu limited şirkette sahip olduğu %50 hissesinin hileye dayalı olarak ve vekaletin suiistimali suretiyle satışının geçersizliğine ve iptaline karar verilmesi olarak belirttiğini, davalı müvekkillerinin davacı nezdinde yarattıkları güveni kullanarak ve şirket hisseleri satışı yetkisi dahil çok geniş kapsamlı bir vekaletname aldıklarını iddia ettiğini, davacı dava ve cevaba cevap dilekçelerinde hiçbir şekilde müvekkillerine verilmiş olan vekaletnamelerde pay devri yetkisi bulunmadığını, aksine bu yetkinin varlığını kabul etmişken dilekçe teatisinin tamamlanmasından sonra HMK 141'e aykırı olarak sanki daha önce müvekkillerine verilen vekaletnamelerde yer alan pay devir yetkisinin varlığını kabul etmediğini, iddiasını zaman içerisinde tamamen farklı şekle büründürdüğünü, HMK 375/1-E uyarınca ifadesi karara esas alınan tanığın karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması da yargılamanın iadesi sebebi teşkil ...