MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/10/2022 NUMARASI: 2022/326 (E) - 2022/661 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/03/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; 24/02/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kamyonet kasası ile kapı arasında eli sıkışan müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını belirterek şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan; 100.000 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi haricinde kalan davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/90 KARAR NO: 2024/360 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/10/2022 NUMARASI: 2022/326 (E) - 2022/661 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/03/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; 24/02/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kamyonet kasası ile kapı arasında eli sıkışan müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını belirterek şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan; 100.000 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi haricinde kalan davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporları kapsamında yapılan değerlendirmede, davalı araç sürücüsünün gerçekleşen kazada kusurunun bulunmadığı, kazanın gerçekleşmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili; kazanın Pendik'in en işlek caddelerinden birinde gerçekleştiğini, kaza yerinin tek yönlü araç trafiğine açık dar bir sokak olduğunu, buradaki yaya ve araç trafiğinin çok yoğun olduğunu, bu denli dar bir yolda seyreden davalı araç sürücüsünün üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bu nedenle kusurlu olduğunu, mahkemenin kusura ilişkin değerlendirmesinin olayın gerçekliğiyle bağdaşmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık, davalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunup bulunmadığı, mahkemenin kusur durumuna ilişkin kabul şeklinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce 2020/2341 (E) - 2022/436 (K) numaralı kararla; Davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, dosya içeriğine göre davalı araç sürücüsünün kazada tali oranda (%25) kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olduğu ve tali oranda kusurlu olduğu kabul edilerek, davacının zararlarının hesabına ilişkin kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri doğrultusunda yani maluliyet tespit işlemleri yönetmeliğine göre maluliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise kaza tarihinde çalıştığı iş yerinden maaş bordroları veyahut SGK'dan prime esas kazanç tutarlarını gösterir belgelerin celp edilip varsa itirazları uyarınca yapılacak araştırmadan sonra tespit edilecek geliri üzerinden hesaplama yaptırılıp sonucuna göre karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için do...