Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline 1.440,00 TL bedelli olan taşıt kredisi ve kat ihtarnamesine dayanarak icra takibi başlattığını, gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi sebebiyle öğrenme tarihi olan 26.04.2016 tarihinde zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkilinin bu itirazının süre geçtiği için reddedildiğini, takibin devam ettirildiğini, TBK m. 146 ya göre borcun 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, takibe itiraz süresi geçmiş olsa bile bu itirazlarının takip dosyasına konduğunu, müvekkilinin borçlu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/414 KARAR NO: 2024/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19.10.2020 NUMARASI: 2018/387 Esas - 2020/482 Karar DAVA: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline 1.440,00 TL bedelli olan taşıt kredisi ve kat ihtarnamesine dayanarak icra takibi başlattığını, gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi sebebiyle öğrenme tarihi olan 26.04.2016 tarihinde zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkilinin bu itirazının süre geçtiği için reddedildiğini, takibin devam ettirildiğini, TBK m. 146 ya göre borcun 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, takibe itiraz süresi geçmiş olsa bile bu itirazlarının takip dosyasına konduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, takip talebine % 165 faiz işletilmiş olduğunu, 40.640,00 TL faiz talep edildiğini, bunun iyi niyet kuralıyla bağdaşmadığını, bu konuda Yargıtay kararları da bulunduğunu, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, talep edilen faiz oranının, ferrilerin ve miktarının hakkaniyete uygun bir şekilde talep edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında % 32,06 faiz oranının uygun bulunduğunu ifade ederek hakkaniyete uygun bir faiz oranının belirlenerek buna göre faiz hesaplanması gerektiğini, fahiş faiz oranı ve miktarı yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının zamanaşımı itirazlarının dayanaksız olduğunu, ilgili yasal düzenlemeler nedeniyle zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu, bu konuda Yargıtay kararları bulunduğunu, taraflar arasında adi kefalet ilişkisi bulunmadığını, ticari kredi mahiyetinde olduğunu, yapılan sözleşmeyle taşıt kredisi kullandırıldığını, bu krediyle ... plakalı ticari aracın satın alındığını, davalı ve diğer borçlulara 19.03.1998 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarnamenin davacı yanca sözleşme adreslerine tebliğ edildiğini, hesap kat ihtarı iade edilmiş bile olsa 2004 sayılı İİK m. 68 gereği kesinleşmiş olduğunu, ayrıca davacı aleyhine 25.03.1998 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... esas sayıyla rehnin paraya çevrilmesi istemli olarak ve ... esas sayıyla da icra takibi başlatıldığını, kat ihtarı yok veya usulsüz kabul edilse dahi 25.03.1998 tarihinde temerrüdün gerçekleşmiş olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünde başlatılan ... esas sayılı dosyanın arşivde bulunamadığını bu sebeple yeniden icra takibi başlatıldığını, faiz oranının fahiş olduğu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, uygulanan...