Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davacının Ankara Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğini icra ettiğini ve davalı nezdinde mesleki sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, dava dışı üçüncü kişi ...'in davacının müvekkili olduğunu, yurtdışı borçlanma yolu ile emeklilik işlemlerinin tamamlanması adına davacıya vekalet verildiğini, verilen bu vekalete istinaden gerekli kurum ve kuruluşlara başvurulduğunu yine bu doğrultuda açılan davanın kazanıldığını ancak, dava devam ettiği esnada meydana gelen yasa...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/155 - 2024/469 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/155 KARAR NO : 2024/469
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/10/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/654E., 2019/1042K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davacının Ankara Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğini icra ettiğini ve davalı nezdinde mesleki sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, dava dışı üçüncü kişi ...'in davacının müvekkili olduğunu, yurtdışı borçlanma yolu ile emeklilik işlemlerinin tamamlanması adına davacıya vekalet verildiğini, verilen bu vekalete istinaden gerekli kurum ve kuruluşlara başvurulduğunu yine bu doğrultuda açılan davanın kazanıldığını ancak, dava devam ettiği esnada meydana gelen yasa değişikliği ile davayla tesis edilmeye çalışılan hakkın kişiye zaten verildiğini, söz konusu yasa değişikliğinde derdest davalardan feragat edilmesi durumunda talep sahiplerinin bu haklardan yararalanabileceği düzenlemesinin de bulunduğunu, hak sahibinin 2014 Eylül ayı içerisinde prim borcunu ödediğini ve 2014 aralık ayı itibariyle emeklilik için gerekli şartları sağladığını ve Kasım 2014 tarihinde buna ilişkin talimat verdiğini, aylıkların asıl bağlanması gereken tarihin 2014 Aralık ayı olduğunu buna karşın emekli aylığının 2016 Ocak ayında bağlandığını, 2014 Aralık ayı ile 2015 Aralık ayı arasındaki toplam 13 aylık sürede emeklilik aylığı alamaması sebebiyle 17.026,00 TL zarar meydana geldiğini, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yaplımadığını ileri sürerek, 17.026,00 TL'nin talep tarihi olan 06.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davayı kabul anlamına gelmemek üzere poliçede mevcut muafiyetlerin dikkate alınması gerektiğini, söz konusu zararın sigortalının mesleki hatası sebebiyle ortaya çıktığının ispatlanamadığını, mesleği gereği davacının müvekkilinin talimatıyla bağlı olduğunu ancak, müvekkilinin bu doğrultuda bir talimatının bulunmadığını, davacının bir kusurunun bulunmadığını, maddi zararın tahsili için gerekli hukuki yolların tüketilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "... taraflar arasında akdedilen mesleki sorumluluk sigorta poliçesi ile davacı avukat olan sigortalının verdiği mesleki h...