Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı ... aleyhine Bursa 16.İCra Dairesinin 2017/... esas sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ...'ın gerçekte davalı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, ipotek belgesinde sözü geçen 580.000-TL'nin hiçbir zaman davacıya ödenmediğini, bu hususta icra dosyalarına gerekli itirazları da yaptıklarını ileri sürerek ipotek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, ipotek belgesinde davacı tarafın borcu ikrar ettiğini, bunun aksinin yazılı belge ile ispatı...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ Esas KARAR NO : 2024/
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/11/2017 KARAR TARİHİ : 03/04/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı ... aleyhine Bursa 16.İCra Dairesinin 2017/... esas sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ...'ın gerçekte davalı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, ipotek belgesinde sözü geçen 580.000-TL'nin hiçbir zaman davacıya ödenmediğini, bu hususta icra dosyalarına gerekli itirazları da yaptıklarını ileri sürerek ipotek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, ipotek belgesinde davacı tarafın borcu ikrar ettiğini, bunun aksinin yazılı belge ile ispatı gerektiğini, ticari defter ve kayıtlarla ipotek belgesindeki beyanın aksinin ispatlanamayacağını, davanın kötü niyetle açıldığını, takibin ise kötü niyetli olmadığını, bu sebeple kendi aleyhlerine icra tazminatlarına hükmedilmemesi gerektiğini, buna karşılık davacı aleyhine icra tazminatlarına hükmedilmesini talep ettiklerini, dava dışı ... ile davacının anne oğul olduklarını, ipoteğin de ...'ın borçlarından kaynaklandığını, adı geçenin takip tarihleri itibariyle kesinleşmiş toplam asıl alacak miktarlarının 862.803-TL olduğunu ileri sürmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Dava ipotek takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İpotek tek başına bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Bu durum ipoteğin biçimine ve konuluş amacına göre değişkenlik gösterir. Henüz doğmamış ve belki de hiç doğmayacak bir alacak için ipotek tesis edilmesi mümkündür. Bu açıdan bakıldığında borcun varlığını ispat külfeti davalı alacaklı üzerinde olmalıdır. Davalı tarafın savunması ipoteğe sebep olan borcun doğrudan davacıya değil, davacının oğlu olan ve ipotek işlemini vekaleten imzalayan ...'a ait olduğu yolundadır. İpotek gerçekte davacının borcu için değil, oğlu ...'ın önceden doğmuş borçlarını teminat altına almak için verildiği ileri sürülmüştür. Mahkememizin 14/12/2018 tarih ve 2017/... esas - 2018/... karar sayılı kararı ile davanın reddine dair karar verilmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21/11/2023 tarih ve 2023/ esas - 2023/ karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı bozulmuştur. Bozma gerekçesinde; "anapara ipoteğinde, temel ilişkiden doğmuş bulunan bir alacağın teminat altına alındığı, temel borç ilişkisinin geçersiz olması dolayısıyla alacağın bulunmadığı...