Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkete sattıkları mallar karşılığında aldıkları çekleri icra takibine konu ettiklerini, davalının iflası üzerine alacağın masaya kaydı istemlerinin reddedildiğini ileri sürerek iflasın açıldığı tarihteki kurdan 24.966.951,44 TLnin masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının alacağının varlığını kesin ve birbirini doğrulayan belgelerle ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/563 - 2024/554 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2024/563 KARAR NO : 2024/554
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09.11.2023 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/511 E., 2023/645 K.
DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI : Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkete sattıkları mallar karşılığında aldıkları çekleri icra takibine konu ettiklerini, davalının iflası üzerine alacağın masaya kaydı istemlerinin reddedildiğini ileri sürerek iflasın açıldığı tarihteki kurdan 24.966.951,44 TLnin masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının alacağının varlığını kesin ve birbirini doğrulayan belgelerle ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince Mahkememizce 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporundaki eksiklikler ve daha önceden davacı ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin hazırlanan rapor ve ek rapora mahkememizce irsaliye faturalarına yönelik itirazın reddedilmemesi hususu da göz önüne alınarak, 16/02/2023 tarihli celsenin (2) no'lu ara kararı uyarınca bilirkişiye gönderilmesine yönelik ara karar kurulduğu, söz konusu ara karardaki ihtarın yetersiz olması ve davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeni ile mahkememizin 01/06/2023 tarihli celsesinin (1) no'lu ara kararı uyarınca ve davacı tarafın bilirkişi ücretini yatıracağına yönelik beyanı da göz önüne alınarak tekrar ihtaratlı ve usulüne uygun ara karar kurulduğu, söz konusu usulüne uygun ara karara rağmen süresi içerisinde davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonunda, mevcut davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu, söz konusu ispat için taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesinin yapılmasının gerektiği, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri ile ve özellikle davacı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile ihtilafın çözümüne ulaşılamamasından dolayı mahkememizin 01/06/2023 tarihli celsesinde davacının bilirkişi ücretini yatıracağı yönündeki beyanı da göz önüne alınarak (1) no'lu ara kararı uyarınca davacının davasının ispatı için bilirkişi ara kararının kurulduğu, buna rağmen davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davacının ticari defterleri usulün...